Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4665 E. 2025/5295 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4665
Karar No
2025/5295
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/900 E., 2016/497 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, suça sürüklenen çocuk ... sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak sigaraların miktar ve mahiyeti ile yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun suça sürüklenen çocuk ... sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...'un 09.02.2014, 18.03.2014 ve 16.05.2014 tarihli eylemlerine ilişkin; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun 15.09.2014 tarihli eylemlerine ilişkin; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık ... suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre; 3- 15.09.2014 tarihli eylemde usulüne uygun bir arama kararı bulunmadan ele geçen kaçak sigaralar yönünden sanık ...'un kabulü bulunmadığından beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi, 4. Sanık ...'un asıl ve birleşen dava dosyalarındaki suç ve iddianame tarihleri ile hukukî kesintinin iddianamenin düzenlenmesi ile oluşacağı göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, ilk hukukî kesintinin 13.05.2014 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ile oluştuğu, sonraki hukukî kesintilerin ise 03.06.2014 ve 03.11.2014 tarihli iddianameler ile oluşacağı anlaşılmakla, Sanık ... hakkında 09.02.2014 ve 18.03.2014 tarihli eylemleri yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerine göre artırılmak suretiyle bir kez; 16.05.2014 tarihli eylemi için ise, bir kez olmak üzere, (09.02.2014 ve 18.03.2014 tarihli eylemleri yönünden sadece bir kere 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması suretiyle) toplam iki mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın eylemlerinin tamamının zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilerek bir kez mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması, 5. Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18 maddesinin son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, 6. Sanık ...'un tekerrüre esas teşkil eden 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne dair uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı araştırılmadan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4665, K. 2025/5295, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4665-e-2025-5295-k-3ae7de9f76dc