Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4649 E. 2024/11418 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4649
- Karar No
- 2024/11418
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/674 E., 2016/459 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında ise mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, diğer sanık ile iştirak halinde suçu işlediğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. 2.Sanık ...'un temyiz istemi; suç işleme kastının olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına ve dosya kapsamına göre, 14.11.2014 tarihinde, ... kargo aracılığıyla göndericisi ..., alıcısı ... olan 3 adet koli içerisinde kaçak sigara geleceği yönündeki ihbar üzerine, Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/137 Değişik İş sayılı arama kararı gereği, ilgili kargo şubesine gidildiği, ihbar içeriğinde belirtilen kargolardan ikisinin şubede beklediği, almaya gelen olmadığı, kamera kayıtlarına göre kolinin bir tanesini sanık ...'un teslim aldığının görüldüğü, şubede bulunan iki kolide yapılan aramada 199 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; olayla bir alakasının olmadığını, abisinin ricası üzerine kargo şubesine gidip bir adet koliyi alıp belediye iş hanında Bakırcıoğlu adlı iş yerinin yanına bıraktığını, daha sonra abisinin koliyi aldığını, içerisinde ne olduğunu bilmediğini, ... isimli şahsı da tanımadığını beyan etmiştir. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; alıcı olarak görünen ...'un oğlu olduğunu, %70 zeka geriliği bulunduğunu, gönderici ...'ü ise tanımadığını, kaçak sigaraları sipariş ettiği şahısların uydurduğu bir isim olabileceğini, kardeşi ...'u koliyi alması için kendisinin gönderdiğini, fakat onun aldığı kolide memleketten gelen hediyelik eşyalar olduğunu, diğer kolilerde ise sipariş ettiği sigaralar olduğunu, satmak için temin ettiğini, atılı suçu bu şekilde kabul ettiğini beyan etmiştir. Tanık ... beyanında; kargo elemanı olarak çalıştığını, olay günü alıcısı ... olan kargoyu, ...'a kendisinin teslim ettiğini, diğer iki kolinin ise aktarmada takıldığı için takip eden gün geldiğini, ama kargoyu teslim edemediklerini beyan etmiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Sanık savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık ...'un diğer sanık ...'un eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte kesin, yeterli ve inandırıcı somut kanıt elde edilemediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait ticari miktar ve mahiyette sigara ele geçirilmesi ve atılı suçu ikrar etmesi karşısında atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 22.10.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Gazipaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/280 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihlerinin ise 15.04.2015 ve 28.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.03.2016 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyanın birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına yapılan ekleme uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.