Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4639 E. 2024/9985 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4639
Karar No
2024/9985
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/119 E., 2016/250 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmasına rağmen hakkında beraat kararı verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde devriye görevi yapan ekibin sanığın durumundan şüphe ederek yanında bulunan valizini açmasını istemesi üzerine, sanık çantasında bulunan 44 karton kaçak sigarayı rıza ile teslim etmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurmadığını, arkadaşlarına hediye etmek amacıyla satın aldığını beyan etmiştir. Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre ele geçen sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu tespit edilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 271 inci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkralarında hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler içermektedir. Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izninin de bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında ele geçen kaçak eşyayı satmak amacıyla almadığını beyan ettiği, bu nedenle usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün suça konu sigaraların müsaderesine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4639, K. 2024/9985, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4639-e-2024-9985-k-770453de8e08