Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29235 E. 2024/10108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29235
- Karar No
- 2024/10108
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2019/6097 D.İş SUÇ : 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na muhalefet KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması (Mülga) 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında Beyoğlu Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin, 05.05.2016 tarihli ve 3619 Esas, 113 Karar sayılı kararı ile uygulanan 32.995,00 TL idari para cezasına yönelik başvurunun süre yönünden reddine dair İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/4708 Değişik İş sayılı kararına karşı yapılan itirazın, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/6097 Değişik İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.09.2021 tarihli ve 94660652-105-34-9021-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/112583 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/112583 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Beyoğlu Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 05/05/2016 tarihli 3619 esas, 113 karar sayılı idari para cezasının, kabahatlinin doğrudan sanığın bilinen aynı zamanda mernis adresi olan "Talatpaşa Mah. .... Sok. No:13 İç Kapı No:3 ..../İstanbul" adresine "Mernis Adresi" şerhi ile çıkartılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, sanığın mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, vergi dairesinin para cezasının tahsili için gönderdiği tebliğ üzerine kabahatlinin cezayı öğrenerek başvuruda bulunduğu ve bu sebeple öğrenme üzerine yapılan başvurunun süresinde olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde başvurunun süre yönünden reddine karar verilmesinde, 2- Askeralma Kanunu'nun 24/2. maddesinde yer alan "Yapılan muayenelerinde askerliğe elverişli olmadıkları anlaşılanlar, askerlikten muafiyet hakkı olanlar ile bu Kanunda belirtilen nedenlerle erteleme hakkı olduğu hâlde süresi içerisinde işlem yaptırmayanlara erteleme sürelerine denk gelen günler için idari para cezası uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, yükümlü hakkında İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 16/10/2018 tarihli "Askerliğe elverişli değildir" raporu nedeniyle idari para cezası uygulanamayacağı cihetle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden; Usule ilişkin (1) numaralı istemin kabul edilmesi nedeniyle (2) numaralı istem yönünden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki (1) numaralı neden yönünden; 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/6097 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki (2) numaralı neden yönünden; Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.