Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/28239 E. 2025/9168 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28239
- Karar No
- 2025/9168
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/348 E., 2020/423 K. MALEN SORUMLU : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin nakil aracının müsaderesinin gerektiği ile sınırlı olduğu anlaşılmakla; I- 06 ... 5862 Plaka Sayılı Aracın İadesine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Cezada kazanılmış hak uygulamasında hapis ve adli para cezasının bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği, kazanılmış hakka esas ceza belirlenirken hapis cezası için ayrı, adlî para cezası için ayrı değerlendirme yapılamayacağı, buna göre de da cezada kazanılmış hak ihlali söz konusu olmadığı cihetle, Tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır. Sanığın olay tarihinde ticari miktar ve mahiyetteki 1500 karton kaçak sigarayı nakletmekte olduğu sırada yakalanması, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın esas mahkemedeki 03.05.2016 tarihli savunmasında; 0 553 ... 87 ..numaralı GSM hattını kullanan ... adlı şahsın kaçak sigara nakli için kendisine para teklif ettiğini, bu teklifi kabul ettiğini, ...'ın nakil sırasında kendisine eşlik etmesi için ...'i görevlendirdiğini, ... ile birlikte 06 ... 5862 plakalı araç ile yola çıktıklarını, ...'ın ise bir taksi ile kendilerine öncülük yaptığını belirttiği anlaşılmakla; soruşturma aşamasında, kolluk görevlilerince bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan ve hakkında kaçakçılıktan soruşturma yapılmadığı anlaşılan ...'in olay tutanağına göre, yakalama sırasında 06 ... 5862 plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu da gözetilerek, ... ve ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, adı geçenler hakkında kamu davası açılması halinde dosyaların birleştirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde ise soruşturma evrakının onaylı örneğinin dosya arasına alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişikliğin göz önünde bulundurulmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.