Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25261 E. 2024/7322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25261
- Karar No
- 2024/7322
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/313 E., 2020/683 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, münhasıran suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığı yönündeki kararın bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğine, sanığın atılı suçu işlediğinin somut delillerle ispatlanmadığına, sanık hakkında şartlarının oluşmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen tespit edilecek hususlardan dolayı kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, yapılan ihbara istinaden 03.07.2014 tarihinde kolluk görevlilerince yapılan kontrolde site içinde park halinde bulunan .... plaka sayılı araçtan dosyanın temyiz dışı sanığı ....ve sanık ...'un motorin aktarımı yaptıklarının görülmesi üzerine sanıktan ulusal marker seviyesi geçersiz toplam 75 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiştir. 2.Sanık ... aşamalarda, dosyanın temyiz dışı sanığı Yılmaz Meniz'in aracıyla gelerek gezmeye gitmek için kendisini çağırdığını, yolda aracın deposundan hortumla bidonlara motorin aktarmaya başladıkları sırada polislerin geldiğini, gümrük kaçağı motorin ile ilgisinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. 4.Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın kendisine bildirilen tutarı ödediği anlaşılmıştır. 5. 31.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda suç eşyasının taşınmasında kullanılan nakil aracında gizli bölme olmadığı, suça konu eşyanın aracın hacim ve ağırlık bakımından yük taşıma kapasitesine göre ağırlıklı bölümü oluşturmadığı, nakil aracının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı bu durumun da hakkaniyet uygun olmayacağı tespit edilmiştir. A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesine İlişkin Karar Yönünden Suça konu eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, işlenen suça nazaran aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakkaniyete aykırı olacağı ve aracın gizli bölmesinin bulunmadığı cihetle, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine 3 üncü maddesinin yirmiikinci (7423 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi) fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde doğrudan 3 üncü maddenin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması, 2. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içerdiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığın bozma ilamından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 3.Suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinden müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A.Nakilde Kullanılan Aracın İadesi Yönünde Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran nakil aracına yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/313 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/313 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.