Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/1895 E. 2025/4086 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1895
Karar No
2025/4086
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/292 E., 2016/40 K. ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanıklar müdafiin, 14.01.2016 tarihinde tefhim edilen karara karşı yasal süresinden sonra 01.02.2016 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

Katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; 14.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı sanıklar müdafiin 15.01.2016 tarihli temyizinin sadece sanık ... yönünden verilen hükme yönelik olduğu, vekâlet ücreti ile

ilgili hükmü bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 01.02.2016 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, sanıklar müdafin vekâlet ücretine ilişkin temyiz inceleme isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye ıugun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olduğu kabul edilmiştir. Kolluk görevlilerince sanık ...'in ... Ticaret ve ... Ticaret isimli işyerleri ile ikametinde kaçak sigara bulundurduğu ve satışını yaptığına dair bilgi alınması üzerine bu doğrultuda usulüne uygun adlî arama kararına istinaden sanık ...'in bulunduğu ... Ticaret ve sanık ...'in bulunduğu ... Ticaret isimli iş yerlerinde yapılan aramalarda değişik markalarda toplam 249 paket kaçak sigara ele geçirilmesi, yine sanıkların müşterek ikametinde sanık ... huzurunda yapılan aramada ise ikametin kiler olarak kullanılan bölümünde oluşturulan zulada toplam 1.910 paket kaçak sigara ele geçirilmesi, sanık ...'in ele geçen sigaraların kendisine ait olduğuna dair savunması ve tüm dosya kapsamı içeriğine göre, tüm sanıkların sübut bulan eylemlerinden mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III- Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, doğrudan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. madde ve fıkrasından yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin

pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

3.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/1895, K. 2025/4086, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-1895-e-2025-4086-k-291addd50b7a