Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/15756 E. 2024/7299 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15756
Karar No
2024/7299
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/424 E., 2020/529 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde, kolluk görevlilerince yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki ve sanık adına kayıtlı ... plaka sayılı 96 model açık kasa Ford Cargo marka kamyonda, önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın yükseltilmiş olan taban kısmında koliler içerisinde 198.029,91 TL gümrüklenmiş değere sahip 2773 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Bu olay nedeniyle sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve kaçak sigaralar ile nakil aracının müsaderesi istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; sigaraları kaçak olduklarını bilmeden, para karşılığı taşımayı kabul ettiğini belirterek inkarda bulunmuştur. Soruşturma evresinde makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 18.07.2013 tarihli raporda; ... plaka sayılı araçta sigara taşımak için gizlenmiş bölme bulunduğu, araçta zula olduğu, ele geçen kaçak sigaraların hacim ve ağırlık bakımından aracın taşıma kapasitesinin bütününü oluşturduğu, aracın değerinin yaklaşık 50.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, kaçak sigaraların bandrolsüz olmaları, markaları ve nakliye biçimi itibarıyla kaçak olduklarının anlaşılabilecek durumda olmasına göre sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Nakil aracının sanığa ait olduğu, dava konusu eşyanın taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, araçta fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek nitelikte özel bölme bulunması ile dava konusu nakil aracının değerine göre, aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmadığı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmadığı anlaşılmış olup, nakil aracının müsaderesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, mahkemece 03.06.2020 tarihli bozma ilâmı sonrası sanığa talimat mahkemesi tarafından tebligat yoluyla yapılan etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 2.Sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında bulunduğu, dava konusu eşyanın değerinin fahiş olduğu da gözetilerek suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunması karşısında; 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek) fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli biçimde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi yerine, karşılaştırmanın, kanundaki ceza miktarları yazılmakla yetinilerek, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkralarına göre uygulamanın nasıl yapılacağı açıklanmadan hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15756, K. 2024/7299, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-15756-e-2024-7299-k-c9521fd2d75d