Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13836 E. 2023/5047 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13836
Karar No
2023/5047
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5490 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 5490 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2012/375 Esas, 2013/112 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5490 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 05.09.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir. 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.11.2014 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi üzerine, Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2016/205 Esas, 2016/505 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak sanığın, 5490 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'ın, bir işlem için nüfus müdürlüğüne gittiğinde, amcasının kızı olan sanık ...tarafından, bilgisi dışında adresinin ... iline nakledildiğini öğrendiği, bulunduğu nüfus müdürlüğüne fakslanan adres beyanındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve adresin de sanık ...'a ait olduğunu fark ettiği anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda, amcasının kızı olan katılan ...'nın kendisini ziyarete geldiğini, yanında nüfus cüzdanı olmadığını, kendi ikametine kaydettirip nüfus cüzdanı almak için başvurduklarını, ancak netice olarak nüfus cüzdanını alamadıklarını savunmuştur. Sanık, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde, beyanı kendisinin imzaladığını kabul etmiştir. 3. Tanık olarak dinlenen, muhtar ..., sanığın yanında amcasının kızı olduğunu belirttiği ...ile birlikte muhtarlığa gelerek ...'nın artık kendi yanında kalacağını beyan ettiklerini, adres değişikliği işlemi nüfus müdürlüklerinde yapıldığından formu doldurup nüfus müdürlüğüne gönderdiğini, İşlemi gerçekleştiren nüfus memuru ... ise şahısların beraber geldiklerini, durumdan şüphelenerek muhtardan belge getirmelerini istediğini, daha sonra muhtarlıktan belgeyi alarak getirdiklerini, kontrol ettiğinde ...'ın adresinin de beyan edilen yer olduğunu gördüğünü, buna istinaden işlemi yaptığını, hemen arkasından ... için nüfus cüzdanı talep belgesi isteyince yine şüphelenerek emniyetten araştırma yaptırdıklarını, emniyetten gelen cevapta ...'ın belirtilen adreste tanınıp bilinmediği anlaşılınca adres değişikliğini de kapattıklarını, beyan etmişlerdir. 4. Bir örneği dosyada bulunan adres beyan formunda, beyan edenin ... olarak göründüğü, belgenin altında hem sanık ... Şan hem ... isim ve imzalarının yer aldığı, ayrıca yine belge üzerinde "birlikte kalıyoruz" şeklinde sanık imzalı ayrı bir beyanın daha bulunduğu görülmüştür. 5. Soruşturma aşamasında Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılan inceleme üzerine Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda, belgeler üzerindeki yazı ve imzaların katılan ... eli ürünü olmadığının belirtildiği, ancak yeterli mukayese örneği olmadığından sanık ... eli ürünü olup olmadığı hususunda görüş bildirilmediği, Mahkemece yaptırılan imza ve yazı incelemesi üzerine Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda ise imzaların basit tersimli olması nedeniyle aidiyetinin belirlenemediği, belge üzerindeki "Birlikte kalıyoruz Gülten Şan" şeklindeki yazının ise sanık eli ürünü olduğunun bildirildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Tebliğnamedeki Görüşün Değerlendirilmesi; Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde sanığın eyleminin 5490 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki kabahati oluşturduğu görüşü bildirilmiş ise de anılan kabahate ilişkin düzenleme "Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyenlere ..., gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara ..." şeklinde olup, aynı Kanun'un 50 nci maddesindeki adres bildirim yükümlülüğüne ilişkin düzenlemeler de dikkate alındığında, bu kabahatin şahsın kendi adresini gerçeğe aykırı beyan hâlinde uygulama imkanı bulacağı, somut olayda ise sanığın, 3. kişi olan katılanın adresini gerçeğe aykırı beyan ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanığın Temyiz İstemleri ve Re'sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2016/205 Esas, 2016/505 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13836, K. 2023/5047, T. 23.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-13836-e-2023-5047-k-cd0aa0cf9808