Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13480 E. 2025/6644 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13480
- Karar No
- 2025/6644
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/574 E., 2015/907 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ..., sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Katılan vekilinin temyiz isteminin hakkında beraat kararı verilen sanıklar ... ve ... ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Olay tutanaklarına göre, kargo aracılığı ile gelen kolilerde yapılan aramalarda 40 ve 45 karton kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206/2.-a, 271/2. ve, 230/1. maddelerinde hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.
Dosya kapsamına göre; kolilerde arama yapılmasına ilişkin Sulh Ceza Mahkemesi'nden alınan arama kararı bulunmadığı gibi Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni de bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanıkların mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken sanıklar hakkında mahkemenin farklı gerekçeyle verdiği beraat kararlarının netice itibariyle usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.02.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden, Olay tutanaklarına göre, kargo aracılığı ile gelen kolilerde yapılan aramalarda 40 ve 45 karton kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
5271 sayılı Kanun'un 206/2.-a, 271/2. ve, 230/1. maddelerinde hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; kolilerde arama yapılmasına ilişkin Sulh Ceza Mahkemesi'nden alınan arama kararı bulunmadığı gibi Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni de bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.