Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11053 E. 2025/6688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11053
Karar No
2025/6688
Karar Tarihi

SAYISI : 2013/837 E., 2015/326 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum vekili, sanık ..., sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi talebine yönelik olduğu anlaşılmakla katılan kurum vekili temyizi bakımından buna hasren inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.Fikir ve eylem birliğiyle hareket eden sanıkların toplu olarak atılı suçu işledikleri gözetilmeden eylemin ferdi kaçakçılık olarak değerlendirilmesi suretiyle sanıklar hakkında tayin edilen cezada 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Sanıkların soruşturma aşamasında alınan beyanlarında suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracını İzmir'den kiraladıklarını, mahkeme huzurunda alınan savunmalarında ise aracın inceleme dışı sanık ...'a ait olduğunu belirtmeleri karşısında, nakil aracının kayden maliki ...'in celp edilip dinlenmesinden, olaya ve nakil aracına ilişkin ayrıntılı beyanının alınmasından, varsa araç kiralama sözleşmesine ilişkin belge ibraz etmesi ihtar edildikten ve aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenmesinden, yine aracın olay tarihindeki değerinin tespiti ile ele geçirilen kaçak eşyanın, aracın taşıma yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı, araçta zula tertibatı ya da gizli bölme bulunup bulunmadığı yönünde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasından sonra sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 5.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ...'in ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, temyiz edenlerin sıfatına göre 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 08.05.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Düşünce) KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanıklar ..., ve ... ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Gümrük İdaresinin temyizinin nakil aracıyla sınırlı olduğuna dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Temyiz dilekçesine göre, Gümrük İdaresinin temyizi sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin tamamını kapsamakta olup, Dairece temyiz incelemesi sanıklar yönünden kurulan hükümlerin tamamına yönelik yapılmalıdır. İdarenin temyiz dilekçesinde, üç sanığın isimleri ile kararın esas ve karar numarası yazılmış, açıklamalar yapılmış ise de sonuç ve istem kısmında aynen " Yukarıda açıklanan nedenlerle vede tetkik sırasında re'sen rastlanacak sair sebeplerle Osmanie 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarih ve 2013/837 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararının bozularak iadesine karar verilmesini saygılarımla dilerim." beyanının yazılması karşısında, katılan ... İdaresi vekilinin iradesinin sanıklar hakkında kurulan hükmün tamamını temyiz etmek olduğu, dilekçenin sonuç kısmında kısmi temyizin bulunmaması nedenleriyle, sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden suçun esasına ilişkin temyiz incelenmesi yapılması yerine, Gümrük İdaresinin temyizini sadece araç müsaderesine yönelik olduğu ve buna ilişkin hükmün temyiz incelenmesine konu edilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 08.05.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11053, K. 2025/6688, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11053-e-2025-6688-k-9b46fd376c48