Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/1711 E. 2013/6017 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2013/1711
Karar No
2013/6017
Karar Tarihi

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a aykırı davranmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından sanıklar Atacan Karahan ve diğerleri haklarında yapılan yargılama sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3, 4, 5 ve 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddeleri uyarınca yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Muğla nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2012 tarihli ve 2012/551-789 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2012 tarihli ve 2012/974 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 25.12.2012 gün ve 73337 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/01/2013 gün ve KYB. 2013/4299 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/05/2012 tarihli iddianamede, sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek gümrük kaçağı ürünler ile sahte alkollü içkileri piyasaya arz ettikleri, sahte alkollü içki ve gümrük kaçağı ürünler üzerine sahte bandrol yapıştırdıkları, dolayısıyla bandrol sahteciliği yaptıkları, iddianamede adı geçen bazı sanıklara atfedilen suçun 4733 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde düzenlenen "Tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar, bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dökümanlarla veya herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemenin resmî belgede sahtecilik suçunun özel bir hali olduğu gözönüne alındığında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2. maddesinde yer alan "Bu Kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." şeklindeki düzenleme de nazara alınarak mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş olması karşısında, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yüksek görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı cihetle, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2012 gün ve 2012/974 değişik iş sayılı kararı usul ve yasaya uygunbulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinin REDDİNE, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/1711, K. 2013/6017, T. 11.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2013-1711-e-2013-6017-k-987a04195b8e