Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/1104 E. 2013/23979 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/1104
- Karar No
- 2013/23979
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, Gümrük İdaresince belirlenen değerdir" düzenlenmesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan; önödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında dava konusu eşya konusunda bağımsız bilirkişi tarafından tespit edilen ve hükme esas alınan 17.09.2007 tarihli rapora göre belirlenen CİF değer üzerinden Gümrük İdaresince hazırlanan 26.10.2007 tarihli gümrüklenmiş değerin sanığın lehine olduğu gözetilerek bu değer esas alınmak suretiyle sanığa yeniden önödeme önerisi tebliğ edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi, Kabule göre de; 2-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekle olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan karar verilmesi, 3-5271 sayılı CMK.nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6.fıkrası gereğince "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olup olmadığı, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği" hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4-Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı gibi gizli bölme de olmadığı gözetilerek, müsadere koşulları oluşmayan nakil aracının iadesi yerine yazılı gerekçeyle müsaderesine kadar verilmesi, 5-Sanık hakkında 4926 sayılı yasa uygulandığı halde kaçak eşyanın 4926 sayılı yasanın 4/4.maddesi yerine TCK 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezada sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.12.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.