Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/6559 E. 2013/6395 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/6559
Karar No
2013/6395
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğe, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekili 24.03.2010 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiğinden sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede; 1-) 4926 Sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.9.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca, sanığa ödeme önerisine ilişkin 14.07.2006 günlü tebliğ daha önce sanığa usulüne uygun yapılmış bir tebliğ olmadığı halde doğrudan Tebligat Kanununun 35.maddesine göre yapılması sebebiyle usulsüz olduğu gözetilmeden kamu davası açılmış olup, yargılama sırasında bilirkişinin belirlediği cif değere göre gümrük müdürlüğüne tespit ettirilecek gümrüklenmiş değer üzerinden ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ödeme önerisine uyulmadığından bahisle doğrudan bilirkişiye hesaplattırılan gümrüklenmiş değer üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/6559, K. 2013/6395, T. 20.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-6559-e-2013-6395-k-f4de46a279b2