Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/25277 E. 2013/19723 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/25277
Karar No
2013/19723
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, iade Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca sanığa ödeme önerisi tebliğ edilmiş , sanığın ödeme önerisini yerine getirmeyeceğine dair beyanı üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, yasa ile konulmuş sürenin sanığın iradesi ile değiştirilemeyeceği gözetilerek ve 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.9.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşyaya ilişkin bilirkişi ve Tekel tarafından belirlenen CİF değer üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden sanığa ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "27.04.2006" yerine "03.05.2006" olarak yazılması, 3- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza takdir edilmesi halinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hüküm 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2013 gününde 1 nolu bozma için oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Önödeme tebliği 02.05.2006 yapılmış ve 10 gün içinde ödeyeceğini bildirmesi halinde dava açılmayacağı belirtilmesine rağmen sanık 10 gün içinde bildirimde bulunmadığı gibi ödeme yapmayacağını bildirmesine ayrıca kavuşturma aşamasında bilirkişinin belirlediği değerin daha fazla olması nedeniyle yeniden ihtarat yapılmasına gerek olmadığından 1 no'lu bozma nedenine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/25277, K. 2013/19723, T. 21.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-25277-e-2013-19723-k-a39996b8845b