Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/16960 E. 2013/22612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16960
- Karar No
- 2013/22612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Hüküm tarihi itibarıyla alınan sabıka kaydına göre, sanığın 3167 sayılı yasaya muhalefetten mahkumiyetleri bulunmakta ise de, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı yasa yürürlükten kaldırılarak yeni düzenlemeler getirildiği ve Dairemizce, UYAP aracılığıyla elektronik ortamda alınan adli sicil kaydında belirtilen daha önce verilen ve açıklanması geri bırakılan hükümler, 5271 sayılı CMKnun 231/6-a maddesi kapsamında kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak nitelendirilemeyeceğinden dolayı, hükümden önce yürürlüğe giren 5941 sayılı kanun ile sanığın sabıkasına konu olan eylemin suç olmaktan çıkarılıp çıkarılmadığı tespit edildikten sonra, suç olmaktan çıkarılmış olması halinde adli sicilden silinme koşullarının oluşacağı cihetle ve hükmolunan cezanın nevi ve miktarı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK nun 231.maddesi uygulamasının yeni düzenlemeler ile olanaklı hale geldiği gözetilerek, CMK nun 231.maddesinin uygulaması bakımından, yasal koşulların oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasının gerekmesi, 2-5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlatılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş, bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçeyle sanık hakkında CMK.nun 231.maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.