Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/6371 E. 2013/8455 K.
Konu: Zimmet Ve Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6371
- Karar No
- 2013/8455
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet Ve Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet ve Sahtecilik HÜKÜM : Hükümlülüğe, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetimli serbestlik tedbirine ve iadeye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık müdafiinin evrakta sahtecilik suçu hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sanığın zimmet eylemlerini gerçekleştirirken sahte belge tanzim etmesi fiilinin zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının temyize tabi olmaması nedeniyle incelenememiştir. Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, davayı sona erdiren bir karar olmadığından temyizi kabil olmayıp, itirazı mümkün bulunduğu cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı hazine vekilinin itirazı üzerine itiraz merciince itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II-O yer Cumhuriyet Savcısının, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin zimmet suçu hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet; Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden; mudilere ait bankada bulunan imza kartonları ile diğer bankalar, noter tapu dairesi gibi kurumlarda bulunan imza örneklerinin dosya ile birlikte aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek hapis ve adli para cezasının tayin edilmesinin gerekirken ve sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması halinde, adli para cezasının tayini yönünden 5411 sayılı yasanın 160/2.maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise, sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı hususları gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; mahkemece, sanığın zimmetine konu ve giderilmeyen banka zararının belirlenmesi ile asliye hukuk mahkemesinde açılan alacak davasının sonucu da araştırıldıktan sonra banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Sanığa verilen adli para cezasının takside bağlanması sırasında, 5237 sayılı TCK.nun 52/4 ve 5275 sayılı kanunun 106/2-3.maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcılığınca ödeme emri tebliğinden itibaren 30 gün içinde ilk taksidin veya sonraki taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, Yasaya aykırı olup, O yer Cumhuriyet Savcısının, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.