Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/9236 E. 2012/30728 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2010/9236
Karar No
2012/30728
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne, hak yoksunluğuna Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek; Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse..." şeklinde iken 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup; A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet, B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi - Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, F-Gişe yetkisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır. Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Sanığın görevi gereği hesaplardan para çekmeye, yatırmaya, zilyetliği kendisine devredilmiş olan banka parası üzerinde koruma ve denetim görevi olup olmadığına ilişkin görev tanım belgesinin denetime olanak verecek şekilde getirtilerek zimmet suçunun faili olup olmayacağı saptanmadan hüküm kurulması, 3-Sanığın gerçekleştirdiği zimmete karşılık zararın ödenmesi amacıyla Sanık adına dayısı Ahmet Kullen tarafından 01.02.2007 tarihinde 80.001,02 TL ve 06.03.2007 tarihinde 1500 dolar ile sanık tarafından 22.03.2007 tarihinde 5.100 TL nin bankaya ödendiğinin anlaşılması karşısında, bankanın uğradığı zarar miktarının ve hükmedilecek para cezasının tayini bakımından, anılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 4-Sanığa 5411 sayılı yasanın 160/2.maddesinin ikinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edilerek, takdir edilecek gün para cezasının, (teselsül hariç) artırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK'nun 52.maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeni ile oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerekirken doğrudan banka zararının 3 katı tutarında adli para cezası tayini, 5-Gerekçeli kararda banka zararının 128.229,71 TL ve 1500 dolar olarak kabul edilmesine rağmen hükmedilen para cezasında zararın 128.229,71 TL olarak kabul edilmesi suretiyle çelişkiye düşülerek karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/9236, K. 2012/30728, T. 06.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2010-9236-e-2012-30728-k-37d8aa7306d9