Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/3921 E. 2011/2727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/3921
- Karar No
- 2011/2727
- Karar Tarihi
Ehliyetsiz araç kullanmak suçundan sanık ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 26/3, 647 sayılı Kanunun 4, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 72. maddeleri gereğince 428.00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infaz aşamasında karara itiraz edilmeksizin ödeme yapılması durumunda cezanın 3/4'ünü tahsil edileceğinin infazına dair, Kocaeli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/10/2007 tarihli ve 2007/354-709 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 31.1.2008 gün ve 6437 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 5.3.2008 gün ve KYB. 2008-31341 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1-01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun 5349 sayılı Kanunla değişik 7 m "Hafif Hapis veya Hafif para Cezalarının İdari Para Cezasına dönüştürülmesi" olarak değiştirildiği ve aynı maddenin 1. Fıkrasında "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür" hükmüne yer verildiği bunun da hükümlü lehine olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-2918 sayılı Kanunun 36/3, 647 sayılı Kanunun 4, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 72 maddeleri uygulandıktan sonra karma uygulama yapılarak sanığa adli para cezası verilmesine rağmen idari para cezaları hakkında uygulanan 5236 sayılı Kabahatler kanununun 17/6 m gereğince itiraz edilmeksizin ödeme halinde cezanın 3/4'ünün tahsil edileceği şeklinde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213 Esas, 229 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmelidir. Dosyanın yapılan incelemesinde, isteme konu kararda 647 sayılı yasanın 4. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu, buna göre başvuru yolu ve merciinin gösterilmediği gibi başvuru süresi ve şeklinin de gösterilmediği, anılan hususları içeren tebligat da çıkarılmadığı bu suretle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 22.3.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.