Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/17416 E. 2010/12242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17416
- Karar No
- 2010/12242
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Basın Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- 5187 sayılı Basın Kanununun 26/1.maddesine göre basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay içinde açılması gerekir. Anılan maddenin 2.fıkrasına göre dava açma süresinin başlangıcı, eserin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarih, teslim edilmemişse öğrenildiği tarihtir. Aynı yasanın 10.maddesi uyarınca, basımcı, bastığı her türlü yayının imzalı iki nüshasını, dağıtım veya yayımın yapıldığı gün, mahallin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etmekle yükümlüdür. ... gazete olan suça konu 2.3.2006 tarihli yayının anılan 10.madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmiş olup olmadığı araştırılıp, teslim edilmişse bu tarihin dava açma süresinin başlangıcına esas alınacağı, gazete nüshasının usulünce teslim edilmediğinin anlaşılması ve Cumhuriyet Başsavcılığının bu suçu daha önce öğrendiğine ilişkin bir delilin de bulunamaması halinde, suçun en geç şikayet dilekçesinin verildiği 10.3.2006 tarihinde öğrenilmiş olacağı ve CMK'nun 175.maddesi uyarınca kamu davasının iddianamenin kabulüyle açılmış olacağı ve 2 aylık hak düşürücü dava açma süresinin bu tarihe göre belirlenmesi gerekir. Buna göre dava konusu suçun şikayete tabi bulunmadığı gözetildiğinde, suça konu 2.3.2006 günlü yayının 5187 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilip edilmediği ve Cumhuriyet Başsavcılığının bu suçu daha önce öğrendiğine ilişkin bir delil bulunup bulunmadığı araştırılıp, davanın iddianamenin kabul edildiği 4.5.2006 tarihi itibariyle iki aylık sürede açılıp açılmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 5237 sayılı TCK'nun 43/1.maddesi "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır." hükmünü içermektedir. Dava konusu eylem mahkemece yayınlanmasına karar verilen tekzibin 4.3.2006 tarihli gazetede usulüne uygun yayınlanmaması olup, Dairemizce incelenen dosyalardan sanık hakkında 4.3.2006 ve 5.3.2006 tarihli gazetelerde usulüne uygun yayınlanmayan tekzipler için de ayrıca Diyarbakır 2.Asliye Ceza Mahkemesine 2006/88 ve 2006/89 Esas sayılı davaların açılıp mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre 2.3.2006, 4.3.2006 ve 5.3.2006 tarihli tekziplerin mahkeme kararında belirtildiği şekilde usulüne uygun yayınlanmaması, TCK'nun 43/1.maddesinde belirtilen bir kişiye karşı aynı suçun zincirleme şekilde işlenmesi olup, aralarında şahsi ve fiili irtibat bulunan dosyaların birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- 5271 sayılı CMK’nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231.maddesinin 5 ve 14.fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 29.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.