Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/13555 E. 2011/17766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/13555
- Karar No
- 2011/17766
- Karar Tarihi
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye aykırı davranmak suçundan şüpheli ... Tekstil Ticaret San. Ltd. Şti. hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/09/2007 tarihli ve 2006/57389 soruşturma, 2007/24441 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, mercii Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 10/01/2008 tarihli ve 2007/397 değişik iş, 2008/319 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.07.2008 gün ve 39271 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 14.08.2008 gün ve KYB. 2008-164940 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, müşteki şirket vekilince, müvekkili şirket adına tescilli "Taç" markasının zeminindeki şekle uygun olarak "..." markası adıyla kullanılması suretiyle haksız rekabet oluşturduğu ve marka ihlaline sebep olunduğu iddiasıyla yapılan şikayet üzerine, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca her iki markanın yan yana incelendiğinde ilk bakışta farklı markalar olduğu ve isimlerinin karışmasının imkansız bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." hükmünün yer aldığı, anılan Kanunun 170/2. maddesinde ise "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmüne yer verildiği nazara alındığında, müşteki vekilince "Taç" markasının ve markaya zemin oluşturan kendisine has özgün şeklin müvekkili adına tescil edilmiş bulunduğu ileri sürülerek, tescil belgelerinin ibraz edilmiş olunması karşısında, marka ihlali olup olmadığı hususunda gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Şikayet dilekçesi ekinde ki marka tescil belgelerine göre sanığın kullandığı markanın, orta düzeyde algılama yeteneğine sahip bir kişi tarafından ilk bakışta iltibas yaratmayacağının anlaşılabileceği gözetildiğinde Cumhuriyet Savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.