Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/16245 E. 2010/6363 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2007/16245
Karar No
2010/6363
Karar Tarihi

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı davranmaktan ... hakkında ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Büro Amirliğinin 04.01.2007 tarihli ve 623533 sıra nolu trafik idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 561 Yeni Türk lirası adli para cezası ile sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına yönelik itirazın reddine dair, Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2007 tarihli ve 2007/20 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.10.2007 gün ve 51491 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2007 gün ve KYB. 2007-222781 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 19.12.2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 31. maddesiyle değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan, "(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” Şeklindeki düzenleme karşısında, sulh ceza mahkemesinin yüze karşı verilen idari para cezası ve sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik İtirazı inceleme yetkisinin bulunmadığı, İtirazın genel görevli olan idari yargı mahkemelerince incelenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde, verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E. - 2010/58 K. sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05.05.2010 günü oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) KARŞI OY 5326 Sayılı Yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka genel kurulu kararı gerekçe olarak gösterilmiştir. 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 19.maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bendlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir. İzah edilen nedenler karşısında 2918 Sayılı Yasanın 48.maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımına itiraz mümkün olup Yazılı Emir talebinin kabulü yerine Yazılı Emir talebinin reddine dair çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/16245, K. 2010/6363, T. 05.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2007-16245-e-2010-6363-k-2091b72420f0