Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2340 E. 2025/1807 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2340
- Karar No
- 2025/1807
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/725 E., 2024/822 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/128 E., 2023/1000 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatif üyesi müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kooperatifçe adına tahsis edilen 4 no'lu bağımsız bölümün tapusunun kendisine verilmediğini, taşınmazın halen davalı arsa sahibinin üzerine kayıtlı olduğunu, yapılan ihtarlara rağmen tapuda devir ve tescil işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın değerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kooperatif iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı arsa sahibi adını kayıtlı olduğunu, davalı kooperatif üyesi olan davacının iflas-tasfiye süreci devam ederken üyeliği nedeniyle kooperatife ödemiş olduğu bedeli istemesinin mümkün olmadığını, davacının müflis kooperatifin ortağı yani aktif olan bir üyesi olduğu için müflisten alacaklı olanlara karşı da yasal olarak sorumluluğunun devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında hukuki ilişki bulunmadığını, davacının hak iddia etttiği dairenin, davalı yüklenici müflis kooperatif tarafından mesken ruhsatı alınıp anahtar teslimi yapılıncaya kadar teminat olarak müvekkili uhdesinde bırakıldığını, davalı yüklenici müflis kooperatifin sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, davacının yükleniciden temlik aldıkları şahsi hakkı müvekkiline karşı ileri süremeyeceklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptali ve tescil davasında, davalı kooperatifin iflasına karar verildiğinden İİK'nın 198. maddesi uyarınca iflas halinde konusu para olmayan borçlar da para borcuna dönüşeceğinden tapu iptali ve tescil istenemeyeceği gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tesciline ilişkin talebinin reddine, davacının kooperatiften alacaklı olduğu kabul edilse dahi bu alacağın kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kooperatif üyesi müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalıların müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; davacının talebinin kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olduğu, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi yollamasıyla Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı, TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörüldüğü, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verildiği, bu nedenle, anonim şirket ortağının ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamayacağı, zira ortakların payları için yapılan ödemelerin ortaklığın sermayesini oluşturacağı, sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortakların kural olarak iflas alacaklısı olamayacağı, diğer bir anlatımla, ortakların ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği, ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olacağı, kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında iflas alacağı olmadığı gözetildiğinde, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.