Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/7292 E. 2013/4438 K. – Yağma, (Hırsızlık

Konu: Yağma, (Hırsızlık, Tehdit)

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/7292
Karar No
2013/4438
Karar Tarihi
Konu
Yağma, (Hırsızlık, Tehdit)

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, (Hırsızlık, tehdit) HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine tabi tutulmasına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2011 ve 23.02.2012 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I. Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan TCY'nın 31/2.maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın istem gibi ONANMASINA, II. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'a karşı eylemleri nedeniyle kurulan hükmün incelemesine gelince; TCY'nın 168.maddesinin 3.fıkrası 1.cümlesi yerine 2.cümlesinin yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım yanlışı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir. 5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK.nın 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından, yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC. Anayasa'sının 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, Anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, hakim uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; Sanık ... atadığı vekille temsil edildiği halde ve Mahkemece 5271 sayılı Yasası'nın 150/2-3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile katılan ... yasal savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının yargılama gideri alınmasına ilişkin bölümlerinden “Soruşturma sırasında baroca görevlendirilen müdafii gideri 135.00 lira, kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafii gideri 420.00 lira,” sözcüklerinin çıkarılması, sanıklardan yargılama gideri alınmasına ilişkin bölümlerden “toplam 584.00 lira, toplam 579,50 lira ve toplam 579.50 lira” bölümleri çıkarılarak yerlerine “toplam 29 lira, toplam 24,50 lira ve toplam 24,50 lira” sözcüklerinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/7292, K. 2013/4438, T. 12.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-7292-e-2013-4438-k-5393e171a93f