Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/16236 E. 2013/10572 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16236
Karar No
2013/10572
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Katılan ... Nakliyat Limited Şirketi vekilinin 07.05.2007 tarihli temyiz dilekçesinde, temyiz nedeni olarak ileri sürdüğü hususun, sadece ... plakalı otomobilin müsaderesine ilişkin karar ile sınırlı olduğu ve bu temyiz itirazının sanık ... hakkında kurulan hükümle ilgili olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede: Hırsızlık suçunun gece vakti saat 03.00 ila 04.00 arasında işlendiği ve bu nedenle anılan suçla ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiği düşünülmeden; 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; şikayetinden vazgeçen mağdurun işyerine, gece vakti birden fazla kişi ile birlikte hareket etmek suretiyle giren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 ve 119/1-c maddelerine uyan, gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. ./.. -2- Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan incelemede: Hırsızlık suçunun gece vakti saat 03.00 ila 04.00 arasında işlendiği ve bu nedenle anılan suçla ilgili olarak sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiği düşünülmeden; 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; şikayetinden vazgeçen mağdurun işyerine, gece vakti birden fazla kişi ile birlikte hareket etmek suretiyle giren sanık ...'nin eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 ve 119/1-c maddelerine uyan, gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık ... tarafından tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...’nin kardeşi olan sanık ...’nin aşamalarda suçlamayı kabul etmediği; diğer sanıkların, ... ’in suça katıldığına ilişkin bir beyanlarının bulunmadığı; adı geçen sanığın kardeşi sanık ... ile birlikte kaldığı evde gözaltına alındığı dikkate alındığında; sanık ...’nin suça iştirak ettiğine ilişkin mahkumiyet hükmüne esas alınan kanıtların neler olduğu denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, adı geçen sanık hakkında yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması, 2- Katılan şirket vekili, suçta kullanılan ... plakalı otomobilin trafikte müvekkili katılan şirket adına kayıtlı olduğunu, suç tarihinden önce aracın satışının yapılması için galeriye bırakıldığını ve galericiye bu konuda işlem yapabilmesi için vekaletname verildiğini ileri sürmüş; sanıklarla ve olayla bağlantılarının bulunmadığı için otomobilin zoralımına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. ./.. -3- Sanık ..., Cumhuriyet savcısına verdiği 06.10.2004 tarihli ifadesinde “Otomobili ... Galeri’den satın aldığını, satış bedeli olarak 8.000 Türk Lirasına anlaştıklarını, senet verdiğini, otonun 1 haftadır kendisinde durduğunu, herhangi bir satış sözleşmesi yapılmadığını, galeri sahibinin adını bilmediğini” savunmuştur. Mahkeme tarafından getirtilen 20.10.2004 tarihli kayıt içeriğinde, ... plakalı otomobilin katılan şirket adına trafikte tescil edilmiş olduğu belirlenmiştir. Somut olay değerlendirildiğinde, bahse konu otomobilin mülkiyetinin katılan şirket üzerinde olduğu tartışmasızdır. Müsadere ya da iade konusunda karar verebilmek için, bu otomobilin sanık ...'ın zilyetliğine ne şekilde geçtiğinin belirlenmesi gereklidir. Bu bağlamda öncelikle, katılan şirketin otomobilin satışı için hangi galeriye vekalet verdiğinin belirlenmesi; sanık ...'ın ifadesinde adı geçen ... isimli işletmenin sahibinin tanık olarak dinlenmesi; katılan şirketin otomobili satış için bıraktığı ve yetki verdiği işletmenin ... olup olmadığının araştırılması, toplanan kanıtlar ışığında ... plakalı oto yönünden sanık ...'ın iyi niyetli zilyet olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması ve sonucuna göre, müsadere ya da iade hususunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Nakliyat Limited Şirketi vekilinin, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/16236, K. 2013/10572, T. 06.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-16236-e-2013-10572-k-00d04a3c23f4