Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/364 E. 2013/3516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/364
- Karar No
- 2013/3516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Özgürlüğü Kısıtlama Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan ceza süresine göre, sanıklar savunmanının, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 318. maddesi uyarınca REDDİNE; Sanıklar hakkında kendiliğinden hak alma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Suçun işlendiği 19.06.2004 tarihi ile inceleme tarihi arasında, uygulanması istenen 765 sayılı TCK’nın 308/2-3. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanı ile katılan ... vekilinin temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar hakkında özgürlüğü kısıtlama suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Sanıkların aşamalarda yaptıkları savunmalarında; bir alışveriş merkezinde bulunan çalıştıkları işyerinde, işyerinin kapanmasından sonra yapılan hırsızlık eylemlerinin failini yakalamak için olay tarihinde, işyerinin içinde bekleyip kapının açılma sesine uyanarak, aynı alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalışan yakınanı yakaladıktan sonra, yakınanın "Olayın kolluk birimlerine ve çalıştığı birime bildirilmemesi karşılığında aldığı paraları geri vereceğini bunun için evine gitmeleri gerektiğini" söylemesi üzerine, yakınanın rızasıyla, işyerine gelen şirkete ait araca binip yakınanın evine giderek kendisinde bulunan üç milyarı (3.000 TL) aldıklarını ve sonrasında da yakınanı tekrar kolluk birimlerine teslim etmek için söz konusu alışveriş merkezine geri geldiklerini ileri sürmeleri ve bu savunmayı doğrular nitelikteki yakınanın sanıklar tarafından işyeri içinde yakalanması, evindeki paranın sanıklara verilmesi ve yakınanın tekrar alışveriş merkezi önüne getirilip burada durumu bilmeyen güvenlik şirketi çalışanlarıyla aralarında geçen arbede sonrası yakınanın kolluk tarafından sanıkların elinde iken yakalanması olguları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun sübut bulmayan aşamalardaki aşkın iddaları da gözetildiğinde, zorla araca bindirilip götürüldüğü ve öldürülmekle tehdit edilmesi üzerine mecbur kaldığı için evine götürüp parayı sanıklara verdiğine ilişkin anlatımlarının da inandırıcı olmadığı, bu bağlamda, yakınanın sanıkların iddia ettikleri olayın ortaya çıkmasının doğuracağı sakıncalardan kurtulmak için kendi rızasıyla sanıklarla birlikte gittiği, sonrasında ise çalındığını iddia ettikleri paralarını geri alan sanıkların, yakalama haklarını kullanarak sanığı kolluk birimlerine teslim etmek için zorla alıkoymalarında, özgürlüğü kısıtlama suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmesi gerekirken, gerekçeden yoksun biçimde, yakınanın anlatımları esas alınarak yazılı biçimde hükümlülüklerine karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.