Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/16824 E. 2011/5026 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16824
- Karar No
- 2011/5026
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Katılan ... vekilinin Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanıklar hakkındaki usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Hükmedilen cezanın süresine göre sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ile katılan ...’ın birbirlerini tanıdıkları, sanığın yağma eylemini işlerken, kendi adına kayıtlı olmayan farklı hatlardan katılanı araması ve yaptığı telefon görüşmelerinde helyum gazı çekerek konuşması ve aynı zamanda katılana emanetin 2008/321 sırasında kayıtlı bulunan 60.000 EURO vermediği takdirde kendisine ve ailesine yönelik tehditler içeren imzasız ve isimsiz mektubu göndermiş olması, sanığın 19.12.2008 tarihli duruşmadaki savunmasında, katılanın kendisinin kim olduğunu bilmemesi için sesini değiştirmek amacıyla helyum gazı çekerek konuştuğunu, kendisi adına kayıtlı olmayan farklı telefon hatlarından aradığını, isimsiz tehdit mektubu gönderdiğini kabul etmiş olması ve sanığın bu şekilde katılanın kendisini tanımasını engellediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 149/1-b maddesindeki suçu oluşturmasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.