Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/1744 E. 2011/46470 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/1744
- Karar No
- 2011/46470
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Temyiz isteminin Reddi Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 13/09/2007 tarihli uyarlama hükmündeki yasa yolu açıklamasının T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı, 7 günlük temyiz süresinin yokluğunda karar verilen hükümlüye gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağının belirtilmediği anlaşıldığından; hükümlünün temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek , Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2007 tarih ve 2007/380E -2007/578 K sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak 1-Hükümlünün 16.10.2004 tarihli Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan beyanlarında yakınanın işyerine saat 17:00 sıralarında girdiğini belirttiği ancak 22.12.2004 tarihli sorgusunda ise suçu gece vakti işlediğini söylediğinin anlaşılması karşısında öncelikle suçun işlendiği zaman dilimi duraksamasına yer bırakmayacak şekilde saptanmadan; Uygulamaya göre de; lehe yasa tespit edilirken 5252 sayılı Yasanın 9/3.madde ve fıkrasında düzenlendiği şekilde 765 sayılı Yasa ile 5237 sayılı Yasanın olaya ayrı ayrı uygulanması ve ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, yapılan uygulama ve karşılaştırmanın denetlenebilir ölçüyle hüküm gerekçesinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, ./.. -2- 2 -5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1.maddesi; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b (koşulların varlığı halinde TCK.nun 143) ve 116/2. (koşulların varlığı halinde TCK.nun 116/4) maddelerine uyan hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının yanı sıra, şikayetin devam ediyor olması gözetildiğinde aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından CMK.nun 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulama olanağı da değerlendirilip her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleri verilmesi gereken cezada ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasanın uygulama sonucunda belirlenmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 18/10/2007 tarih ve 2007/380E -2007/578 K. ek kararın açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 28/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...