Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/2943 E. 2010/1830 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/2943
Karar No
2010/1830
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düşme Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Cumhuriyet Savcısının hükümlüler ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik itirazının incelenmesinde; Hükümlü ..., ..., ... hakkında kurulan Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2003 gün ve 2003/192 Esas, 2004/143 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'ye ilişkin ilk hükmün, sanık ... savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ..., ..., ...'nın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ..., ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II- Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında kurulmuş olan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; 1-Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nun 34, 230, 232 ve 289.maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eylemlerinin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması, 2- Şikayet kavramıyla uzlaşma kavramlarının bir birinden farklı olduğu, bu nedenle taraflara yasal hakları hatırlatılarak, 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerine göre yakınan ile sanık ve savunmanından uzlaşmayı kabul edip etmedikleri açıkça sorulup uzlaşma olanağı araştırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden ve 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki suçun şikayet koşuluna bağlı olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 24/02/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/2943, K. 2010/1830, T. 24.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-2943-e-2010-1830-k-b1a734d3ea16