Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/12599 E. 2010/14338 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/12599
Karar No
2010/14338
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesindeki yeni düzenleme ile sanığın suç konusu kapıları park içindeki ağaçların arasına koyduğuna ilişkin ihbarın saat 04.45 sıralarında yapılması ve olay günü güneşin 06.06’da doğması nedeniyle eylemin, 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (1) ve (2) nolu bozma düşünceleri benimsenmemiştir. I-“Hırsızlık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkumiyet hükmüne dair gerekçeli karar başlığına, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesi uyarınca yerinde eklenmesi, kasıtlı suçtan ertelenmesine karar verilmeyen kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de; bu husus infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, 5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile hırsızlık suçunun işleniş biçimi, sanığın kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan yazılı biçimde indirim yapılmasına karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca cezaların toplanması” ile ilgili kısmın çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-“Konut dokunulmazlığını bozma” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı olarak, mahkumiyet hükmüne dair gerekçeli karar başlığına, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması, 2-Geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253, 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, 3-Kasıtlı suçtan ertelenmesine karar verilmeyen ayrı ayrı kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23/09/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/12599, K. 2010/14338, T. 23.09.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-12599-e-2010-14338-k-8dc6ff71e5c8