Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2011/298 E. 2011/4914 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/298
- Karar No
- 2011/4914
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. Maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Şaban Demir vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Talep, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemi ile açılan davada, Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşen 2003/23 Esas ve 2003/68 Karar sayılı ilamında davacı kuruma iadesine karar verilen kamulaştırma bedel farkının “ davalılardan hisseleri oranında alınmasına” ibaresinin yazılarak hükmün tavzih edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece tavzih talebinin reddine karar verilmiş, bu karar da davalılardan Şaban Demir vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede; Borçka Asliye Hukuk Mahkemesince 18.06.2002 tarihinde 2001/445 Esas ve 2002/199 Karar sayılı hüküm ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalılara hisseleri oranında ödenmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 5.Hukuk Dairesi tarafından bozulması sonucu yeniden yargılama yapılarak 28.03.2003 tarihinde 2003/23 Esas ve 2003/68 Karar sayılı hüküm ile önceki tespit edilen kamulaştırma bedelinden daha düşük bir bedel belirlendiği ve aradaki farkın idareye iadesine ilişkin gerekçeli kararın 4. paragrafında (Mahkememizce daha önce tespit edilen bedelden şu an tespit edilen bedelin mahsubu ile bakiye davalıya ödenen bedelin davacı kuruma iadesine) şeklinde hüküm kurulduğu ve kararın Dairemizin 16.10.2003 gün ve 2003/10788-11696 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. HUMK’nun 455.maddesinde “Hüküm müphem ve gayrıvazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri iphamın tavzihini ve tenakuzun ref'ini isteyebilir” hükmü yer almaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere; açık olmayan veya çelişik fıkraları kapsayan hükümlerin tavzihi istenebilir. İleri sürülen talep davacı kuruma iadenin nasıl olacağına dair hükmün açıklanmasından ibarettir. Kaldı ki birden çok davalı bulunmasına rağmen hüküm fıkrasında bir davalı varmış gibi “davalıya ödenen …” şeklinde ibare yazılması ve kamulaştırma bedelinin davalılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesine rağmen idareye iade edilecek bedel hakkında bu yönde bir açıklık bulunmaması nedeniyle hükmün talep doğrultusunda tavzih edilmesi gerekirken tavzih isteminin reddine karar verilmesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 4. paragrafının tümüyle çıkartılmasına, yerine (Mahkememizce daha önce tespit edilen toplam 38.438.238,293-TL bedelden şu an tespit edilen toplam 18.753.902,212-TL'nin mahsubu ile bakiye 19.684.336,081-TL'nin davalılardan hisseleri oranında tahsili ile davacı idareye iadesine) ibaresinin yazılmasına, Mahkemenin 28.03.2003 tarihli kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 21.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.