Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/11407 E. 2013/9837 K. – Zimmet, Görevi
Konu: Zimmet, Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/11407
- Karar No
- 2013/9837
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet, Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Zimmet suçundan sanıkların mahkumiyetlerine görevi kötüye kullanma ve ihmal suçlarından açılan davaların ortadan kaldırılmasına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine, incelemenin müdafiilerin temyiz dilekçelerinin içeriği itibariyle sanıklar haklarında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kooperatife ait paraları belge olmadan harcamak suretiyle mal edindiklerinden bahisle sanıklar haklarında zimmet suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece de sanıkların 4.742 TL kooperatif parasını uhdelerine almak sureti ile isnad edilen suçu işlediklerinin kabulüyle mahkumiyetlerine karar verildiği, ancak yönetim kurulu üyesi olan ... ve ...'in aşamalarda, “başkan ...'nın ayrıca genel kurul tarafından murahhas üye olarak görevlendirildiğini, bu görevlendirme nedeni ile tek başına kooperatifi idare ettiğini, kamu görevlisi olmaları nedeni ile yeterli zamanlarının olmadığını, ...'e duydukları güven nedeni ile işlerin aksamaması için ısrarı sonucu çekleri önceden imzaladıklarını, zaman içerisinde bazı belgelerin değiştirildiğini fark ettiklerini, bunun üzerine 04/03/2003 tarihli tutanağı düzenlediklerini, olayın vahameti iyice anlaşılınca 09/03/2002 tarihinde yapılacak genel kuruldan önce sanık ...'in belgeler üzerinde değişiklik yapması ihtimaline binaen “31/01/1992'den 06/03/2002 tarihine kadar tüm icraatların ... tarafından yapıldığına ve tüm hukuki sorumlulukların kendisine ait olduğuna” dair bu kişinin de imzası bulunan 06/03/2002 tarihli tutanağı düzenlediklerini, 09/03/2002 tarihinde yapılan genel kurulda yönetime yeniden seçilemediklerinden belgeleri inceleme olanağı bulamadıklarını” savunmaları, suç tarihlerinde kooperatifte çalışan muhasebeci ... ile sekreter ...'ın tanık sıfatı ile Mahkemedeki yeminli anlatımlarında “kooperatif harcamalarını tek başına ...'in yaptığını, yönetim kurulu üyesi olan ... ve ...'nın aktif olarak yönetime katılmadıklarını, imzaladıkları boş çekleri kooperatife bıraktıklarını” beyan etmeleri karşısında, savunmaları tartışılıp reddedilmeden ve sanıklar ... ile ...'in ...'nın zimmet eylemine faillik boyutunda nasıl iştirak ettikleri denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden bu iki sanık hakkında da yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Kabule göre de; Zimmete konu kabul edilen paranın hükümden önce 13/05/2011 tarihinde sanık ... tarafından iade edildiği anlaşıldığı halde TCK'nın 248/2. maddesinin 2. cümlesinin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Temel ceza alt sınırdan belirlenmesine rağmen TCK'nın 53/5. maddesine göre hak yoksunluğuna hükmedilirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılması, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.