Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/2396 E. 2011/23227 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2007/2396
Karar No
2011/23227
Karar Tarihi

Müteselsilen nitelikli zimmet suçundan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; zincirleme surette basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2005 gün ve 2005/282 Esas, 2005/343 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına ve 5237 sayılı TCK.nun 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği ve müdahil bankanın yöneticisi veya denetçisi olmayan sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece anılan hükümlerin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 13.01.2004 gün ve 2002/296 Esas, 2004/3 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edilmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.07.2005 tarihli yazısı ile yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.na göre yeniden değerlendirme için 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi gereğince dava dosyasının iade edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılıp yeni hüküm kurulurken temyiz edilen ilk kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 gün ve 2006/172-168 sayılı Kararında belirtildiği gibi geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle CMK.nun 34 ve 230/1. maddelerinde belirtilen hususların hükmün gerekçesinde gösterilmesi, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmanın, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların neler olduğunun, sabit görülen fiilin ve nitelendirilmesinin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve Anayasa'nın 141, CMK.nun 230/1-b-c ve 289/1-g maddelerine de aykırı olarak yetersiz gerekçeyle ve önceki hükme atıfta bulunur şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere Türkiye Emlak Bankası personeli olan sanığın teselsül eden zimmet suçunun, 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. bendleri gereğince Türkiye Emlak Bankasının özel hukuk statüsüne tabi bir anonim şirket haline dönüştürülerek, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.ların uygulanması ve dolayısıyla memur gibi cezalandırma olanağının bulunmaması karşısında, suç tarihleri itibarıyla 765 sayılı TCK ve özel düzenleme içeren 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununa tabi kılındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de değerlendirilmek suretiyle, bunlardan lehine olan kanun hükümlerine göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 5237 sayılı Yasanın 247/1, 43, 62 ve 53. maddeleriyle tecziyesine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2011 tarihinde ovbirligivle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/2396, K. 2011/23227, T. 02.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2007-2396-e-2011-23227-k-a23ae68d13ce