Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/10477 E. 2011/24170 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2007/10477
Karar No
2011/24170
Karar Tarihi

Nitelikli zimmet suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; lehe kabul edilen 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkümiyetine dair, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/04/2006 gün ve 2005/406 Esas, 2006/140 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin gösterilmemesi ve 15/11/1999-18/04/2000 olan suç tarihlerinin ise yanlış gösterilmesi, Gerekçede lehe yasa değerlendirmesi yapılırken uygulanacağı belirtilerek ceza hesaplaması yapılan 248. maddenin gerek kısa gerekse gerekçeli kararda uygulanması gösterilmeyerek CMK.’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, PTT Genel Müdürlüğünün 31.05.2000 günlü yazısında tamamlanınca gönderileceği ifade edilen dosya içeriğine göre emanete alındığı değerlendirilen müfettiş raporu ve eklerinin dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın alıcıları yerine imza atmak suretiyle gerçekleştirdiği zimmet eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/10477, K. 2011/24170, T. 31.05.2000, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2007-10477-e-2011-24170-k-7f3932c23ac5