Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8045 E. 2025/4170 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8045
Karar No
2025/4170
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/8 E- 2024/126 K Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.02.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirketin davalı borçlu şirket ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’den alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için borçlu şirket aleyhine Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün ... (birleşen dosyalarda ise İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ..., Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün ... ve Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattıklarını, borçlu ... hakkında alınan ihtiyati haciz kararı uyarınca Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası ile uygulanan haciz sırasında hazır bulunan davalı şirketlerden ... yetkilisinin davaya konu menkulleri diğer davalı şirketten satın aldıklarını ve malların maliki olduklarını, borçlu şirket ile yıllardır alış veriş yaptıklarını söylediğini ve istihkak iddiasında bulunduğunu, 7 günlük sürede istihkak davası açmadıklarından menkuller üzerindeki haczin düştüğünü, 20.09.2013 tarih ... numaralı, 08.10.2013 tarih ... numaralı, 30.10.2013 tarih ... numaralı, 31.10.2013 tarih ... numaralı, 31.10.2013 tarih ... numaralı fatura içeriği kağıtların davalılardan ... tarafından diğer davalı ...’a satıldığını ve teslim edildiğini, ...'ın diğer şirketin mali durumunu yakinen bildiğini, şirketin aciz halinde olduğunu bile bile söz konusu malları satın aldığını, beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, söz konusu malların cebri icra yolu ile satışını isteme yetkisi tanınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine ve müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde davacının borçlu aleyhinde başlattığı icra takibinde borçlunun adresine dahi gitmeden borçlu aleyhine attığı ihtiyati haciz kararının müvekkili şirkete ait işyerine giderek mülkiyeti müvekkiline ait menkul mallar üzerine ihtiyati haciz konulara uygulandığını, davacının borçlunun adresi olmadığı halde müvekkilinin adresine geldiğini, malların konduğu depoya giderek sorumluluğu üstlenerek haciz işleminin yapılmasını tatep ettiği ve haciz işleminin yapıldığını, davacının 7 günlük süre içinde İstihkak davasını açmadığından menkul malların müvekkiline ait olduğunu kabul ettiğini, davacının 270.796,44 TL alacağını temin amacıyla müvekkilinin 710.641,72 TL menkul mallan üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde hayati tedbir konulduğunu, bunun hukuka aykırı olduğunu, davacının tasarrufun iptali davası açması için gerekli dava şartlarının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu menkulleri bedelini ödeyerek satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2- Davalı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.06.2016 tarihli ve 2013/538 E.- 2016/255 K sayılı kararı ile "Tüm dosya kapsamından davalılar arasındaki satışın gerçek bir satış olduğu, zarar verme kastıyla muvazaalı bir satış olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalıların aynı sektörde faaliyet göstermesi de aciz halinin bilindiğini tek başına ispata yetecek bir husus değildir. Yapılan keşif, bilirkişi raporları, icra dosyaları ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasının reddine," karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili, ve vekalet ücreti yönünden de davalı ... San ve Dış Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17 inci Hukuk Dairesi'nin 15.01.2019 tarih ve 2016/14041 E- 2019/94 Karar sayılı ilamı ile; ".Tasarrufun iptali davasının elinde geçici veya kati aciz belgesi bulunan alacaklılar ile borçlu iflas etmiş ise iflas ideresi ya da İİK'nun 245. maddesi gereğince iflas idaresi tarafından dava hakkı kendisine devredilen alacaklılar açabilir. Somut olayda borçlu şirketin 09.12.2015 tarihli kararla iflasına karar verildiği, kararın 18.10.2017 tarihinde onaylandığı anlaşıldığından, öncelikle iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması, kesinleşmiş olması halinde ise davacının eldeki davayı takip edebilmesi için İflas İdaresinden İİK'nun 245. maddesi gereğince yetki alması gerektiği, yetki aldığı takdirde eldeki davayı takip edebileceği, aksi halde davanın İflas idaresi temsilcisi huzuruyla görülmesi ve verilecek kararın İflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmasına, karar verilmiştir. 3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 23.12.2021 tarih, 2021/117 E- 2021/144 K sayılı ilamı ile "Satış bedeli arasında misli fark bulunmadığı, davalıların aynı sektörde faaliyet göstermesi de aciz halinin bilindiğini tek başına ispata yetecek bir husus olmadığı, keşif, bilirkişi raporları, icra dosyaları ve tüm dosya kapsamına göre davalılar arasındaki satışın gerçek bir satış olduğu, zarar verme kastıyla muvazaalı bir satış olmadığı kanaatine varılmak ile davanın reddine" karar verilmiştir. 4. Karar davacı vekili ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5. Yargıtay (4.) Hukuk dairesinin 07.02.2023 tarih, 2022/5701 E- 2023/-1340 K sayılı ilamı ile "Birleşen dosyalar yönünden olumlu, olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2024 gün, 2024/8 E- 2024/126 K sayılı ilamı ile " Bozulan kararda da kabul edildiği üzere davacının haciz yaptırdığı yer zaten davalı ... San. Tic. Ltd'nin yeridir. Mahkememizce yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre söz konusu satışta belirlenen bedellerin gerçek bedel olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu yeterli, denetime açık bir rapordur. Ayrıca mahkememizce her iki davalı arasındaki ticari ilişkinin incelenmesi konusunda da bilirkişi raporu alınmıştır. Bu raporda da davalılar arasındaki alışveriş tarihinin takip tarihinden önce olduğu, ızrar ya da mal kaçırma amacının görülmediği belirlenmiştir. Satış bedeli ile bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen bedel arasında misli farkın bulunmadığı ve davalıların aynı sektörde faaliyet göstermesinin de aciz halinin bilindiğini tek başına ispata yetecek bir husus olmadığı gözetirlerek, keşif, bilirkişi raporları, icra dosyaları ve tüm dosya kapsamına göre davalılar arasındaki satışın gerçek bir satış olduğu ve zarar verme kastıyla muvazaalı bir satış olmadığı kanaatine varılarak asıl ve birleşen davaların reddine," karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve ihtiyati haczin kaldırılması yönündeki talebin reddine dair verilen kararın temyizi de katılma yolu ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlunun adına kayıtlı aktiflerini kaçırdıktan sonra iflas ettiğini, mal kaçırma gayesi olduğunu, başka bir tasarrufun iptali davasında da gayrımenkullerin ... Tıp şirketine devredildiğini, ... Tıp şirketinin ortakları ile davamız ... şirketinin ortakları arasında kardeşlik ilişkisi bulunduğunu, davalı borçlu ile davalı ...'ın aynı sektörde faaliyet gösterdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin malları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulduğunu, bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği beyan edilerek kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, dava konusu kağıtların davalı borçlunun ticari faaliyeti kapsamında peyder pey satılmış olmasına, söz konusu kağıtların davalı borçlunun satmak zorunda olduğu mal olması sebebi ile ticari emtia olarak kabul edilemeyeceğine göre davacı vekilinin, kararın henüz kesinleşmemiş olması sebebi ile de davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye verilmesine, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8045, K. 2025/4170, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-8045-e-2025-4170-k-84f44e5f150c