Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/696 E. 2025/8307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/696
Karar No
2025/8307
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/776 Değişik İş-2023/775 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.01.2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin malul kaldığını belirterek, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 595,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 400.212,11 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporu ile medikal rapor arasında çelişki olduğunu, kaza şüpheli nitelikte olduğundan uyuşmazlıktan el çekilmesi gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur bulunduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun kabul edilebilir olduğu, müterafik kusura dair somut bir delil sunulmadığı, aracın ticari kamyon olduğu hususları belirtilerek; itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 400.212,11 TL'nin 15.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline KTK'nın 97 nci maddesinde belirtilen gerekli evrak ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporu çelişkili olup hükme esas alınamayacağını, davacıda birden çok yara ve skar izi olup heyette dermatoloji uzmanının bulunmadığını, davacıdaki skar dokusu alanının yönetmelikte karşılığı bulunmadığını, kazaya ilişkin olarak gerekli evrakın müvekkiline ulaştırılmaması şüpheli görülerek araştırmacı eksper atandığı ve davacı tarafından yazılı beyan verilmesinden imtina edildiğini, eksik evrak talepleri karşılanmamış olup detaylı inceleme yapmalarına olanak tanınmadığını ve dava açılmasına davacı tarafın neden olduğunu, sürekli maluliyetin trafik kazası sonucunda oluşmamış olma, hatta kazanın hiç meydana gelmemiş olma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı ve sürücü eşinin ifadelerinin birbirleriyle çeliştiğini, kapalı bir kamyonet kapısının veya takılı bir emniyet kemerinin kendi kendine açılmasının ve çarpışma etkisi ile davacının araçtan düşmesinin oldukça düşük ihtimal olduğunu, kazaya dair tutanak düzenlenmediğini, kazadan 6 ay sonra avukatlık bürosunun kendileriyle irtibata geçmesi sonucunda jandarmaya müracaat ettiklerini, bu durumun kazanın meydana geliş şekli ve meydana gelen yaralanma ile kaza arasındaki illiyet bağı hususlarında taraf beyanlarının gerçeğe uygun olup olmadığı hususunda şüphe uyandırdığını, rapor bedeli talebinin teminat dışı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, pasif dönem için hesaplama yapılmaması gerektiğini, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmayarak araçtan düştüğü için müterafik kusuru bulunduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 19.08.2018 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, kaza tarihi 08.01.2022 olup, her ne kadar davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 17.01.2023 tarihli rapor ile ayak bileği opere kırığı %8 ve yüzde farkedilebilen yara tamir dokusu nedeni ile %4 olmak üzere davacıda toplam %12 oranında sürekli maluliyetin olduğu belirlenmiş ise de, dayanak maluliyet raporunu hazırlayanlar arasında dermatoloji uzmanının bulunmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince, davalı tarafından itiraza uğrayan 17.01.2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, başvuru sahibinin tedavi evrakı ile birlikte ikametgahına en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığına müracaatla fiziki muayenesi yapılarak, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, dosya kapsamında yer alan maluliyet raporu da irdelenerek, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ve içinde dermatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince, davacının emniyet kemeri takmadığına dair somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Somut olayda; olayın meydana gelişinde ön koltukta oturan davacının yaralanmasının, kapı emniyet kilidinin açılması sonucu açılan kapıdan düşmek suretiyle oluştuğu açık olup, davacının yaralanmasının şekli gözetildiğinde emniyet kemeri takmadığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre hesaplanacak tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/696, K. 2025/8307, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-696-e-2025-8307-k-4069db52cd3e