Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4476 E. 2024/7255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4476
- Karar No
- 2024/7255
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/311 E., 2023/578 K. DAVA TARİHİ : 14.09.2011 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen destekten yoksun kalma tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Yurtiçi Kargo servisi A.Ş.'nin acenteliğini yapan davalı ...'a ait aracı şöför olarak kullanan davalı ...'ın karşıya geçmek için yola çıkan davacıların murisi ...'a çarpması sonucu davacılar yakınının hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, muris ...'ın 67 yaşında ve işçi emeklisi olsa da emekli aylığı yeterli olmadığı için aynı zamanda ailesinin geçimini sağlamak için kapı pencere kasalarının yapım ustası olarak çalıştığını ve aylık 1.000,00 TL civarında katkı sağladığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın kendilerine ait olmadığını, işleten sıfatına haiz olmadığından kendileri yönünden husumet nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca kazanın oluşumunda müteveffanın müterafik kusurlu olduğunu savunarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; aracın ...'tan uzun süreli olarak kiralayan davalı ...Ş.'nin işleten olarak sorumlu olduğunu, ayrıca arada uzun süreli bir ariyet sözleşmesi varsa yurt içi kargo servisinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu, araç sahibi ...'ın da işleten sıfatıyla sorumluluğu kalkacağından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olarak müvekkili şirketin de kaza nedeniyle zararları tazmin etme borcunun bulunmayacağını, sorumluluğu teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin ölümünün kaza anında yaşadığı rahatsızlık veya bu rahatsızlık nedeni ile sendeleyerek düşüp kafasını çarpması sonucu gerçekleştiğini, davalı ...'ın olayın oluşunda kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş ve zenginleştirici mahiyette olduğunu savunarak açılan davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2018/285 Esas 2019/676 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği, davacıların bir kısmının destekten yoksun kaldığı, davacıların meydana gelen kaza nedeni ile manevi zarara uğradığı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 143.094,91 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 11.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketi'nin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olması ve faiz yönünden de dava tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... Afal için 6.000,00 TL, davacı ... Taş için 6.000,00 TL, davacı ... için 6.000,00 TL, davacı ... için 6.000,00 TL olmak üzere toplam 36.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 11.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve Yurt İçi Kargo Servis A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2020/432 Esas, 2022/1396 Karar sayılı kararıyla; davalı ...Ş.'nin işleten sıfatının bulunduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, takdir edilen manevi tazminatın olayın oluşuna uygun olduğu, vekalet ücretine ilişkin daha önce istinaf başvurusunda bulunulmadığı, gelir hesabının doğru belirlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., Generali Sigorta A.Ş. ve Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 30.11.2022 tarihli ve 2022/12902 Esas 2022/15872 Karar sayılı ilamında "1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalılardan ..., Generali Sigorta A.Ş. ve Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar dava dilekçesi ile meydana gelen kaza nedeni ile desteklerinin hayatını kaybettiğini, müteveffanın işçi emeklisi olduğunu, ancak emekli olmasına rağmen ailesinin geçimini sağlamak için kapı ve pencere kasaları yapım işi ile uğraştığını, aylık 1.000,00 TL civarında katkı sağladığını iddia etmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda ise destek tazminatı hesabı yapılırken davacıların desteğinin hayatını kaybetmeden önce çalıştığı firmadan alınan adi yazılı belgeye istinaden emekli aylığı kazancına ek olarak 1.500,00 TL geliri olduğu kabulüne göre hesaplama yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır. Mahkemece, davacıların dava dilekçesi ile hayatını kaybeden Abdülkadir Say'ın aylık 1.000,00 TL civarında geliri olduğu belirtilmesine rağmen, talep edilen miktar aşılarak aylık 1.500,00 TL kazandığı kabul edilmek sureti ile talep edilen miktarların üzerinde hüküm kurulması talep aşımı mahiyetinde olup hatalıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 143.094,91 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 11.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalılar Generali Sigorta, ... ve Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. yönünden sorumluluk miktarının 102.996,29 TL ile Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olması ve faiz yönünden de sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminata ilişkin davası Yargıtay incelemesi ile kesinleşmekle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, aracın kendi adlarına kayıtlı olmaması nedeni ile kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, desteğin gelirinin resmi bir belge ile ispat edilemediğini, bozma ilamına aykırı karar verildiğini, meydana gelen kazada sürücünün kusuru olmadığını, pasif dönem hesabı yapılmamasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın yüksek belirlendiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; sürücünün meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, desteğin kazancının resmi belge ile ispat edilemediğini, hesaplamada dikkate alınmasının hatalı olduğunu savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; desteğin emekli olduğunu, resmi belgelerin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, fahiş hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalıların işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılması olanağı bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay tarafından bozulan bir hüküm temyiz etmeyen taraflar bakımından ilk hâli ile kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Mahkemece, adı geçen davalı yönünden evvelce verilen hüküm temyiz edilmemekle kesinleşmiş olduğundan, bozma sonrasında davalı hakkında yeniden hüküm kurulması usule aykırıdır. Mahkemece adı geçen davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, yeniden hüküm kurulması hatalıdır. 3. Diğer davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi marifeti ile yaptırılan inceleme sonucunda alınan rapora itibar edildiği halde, bozma öncesinde tespit edilen tazminat miktarı esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.