Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/427 E. 2024/4245 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/427
Karar No
2024/4245
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/324 E., 2021/133 K. HÜKÜM/KARAR : Bozma Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 02.12.2021 tarihli, 2021/18654 Esas ve 2021/9695 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararın düzeltilmesi davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.04.2006 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacıların desteği sürücü ...'un vefat ettiğini, kaza günü yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sürücü ...'un kusurlu olduğunu, davalı ... hakkında Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/319 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen minibüsün davalılardan Kelepir Gıda ve İhr. Mad. İhr. ve İth. Amb. Mim. İnş. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olup davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alındığını, desteğin annesi ...'ın eşinden uzun süre önce boşandığını, diğer oğlu ... ile müteveffa oğlu ...'un katkılarıyla geçimini sürdürdüğünü, hastane ve defin masrafları ile destekten yoksun kalma nedeniyle uğranılan tüm maddi zararlarının karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere davacı ... için 30.000,00 TL maddi tazminatın ve ayrıca davacılar için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminatın 04.04.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.10.2014 tarihli, 2011/164 Esas ve 2014/314 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarihli ve 2015/6469 Esas, 2018/4738 Karar sayılı kararıyla, "...Destekten yoksun kalma tazminatının doğması için, ölen kişinin üçüncü kişiye yardımda bulunması destek olması gerekir. Bu anlamda destek, tazminat hakkı bulunan kişiye fiilen, düzenli ve sürekli bir şekilde bakan veya bakması kuvvetle muhtemel kişi olmalıdır. Desteğin, ölüm halinde fiilen mevcut olması şart değildir. İlerde destek olunması mümkündür. Çocukların anne-babaya destek olmaları ise hayatın olağan akışına uygun bir durumdur. Nitekim, Yargıtay kararlarında açıkca, evladın ileride ana- babasına destek olacağı kabul edilmiştir. Bunun aksini iddia eden, ispat etmek zorundadır. Kaldı ki somut olayda destek ... ile davacı annesi ...'nin aynı evde ikamet ettikleri de tanık beyanları ile sabittir. Bu durumda mahkemece, davacı anne yönünden dava dilekçesinde talep edilmiş olan maddi zarar kalemleri yönünden, deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Manevi tazminat hakkında hüküm kurulurken, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nın 47 nci maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Somut olayda,davacı ...'nin oğlu ve diğer davacı ...'in kardeşi olan ... vefat etmiş olup davacılar ile vefat eden arasındaki ana-oğul ve abi-kardeş ilişkisi gözetildiğinde, davacıların ...'un vefatından ötürü üzüntü duymadıklarını ve sözkonusu ölüm olayından manevi olarak etkilenmemiş olduklarını kabul etmek hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda mahkemece davacılar için hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebi yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak 38.847,23 TL ve cenaze giderinden kaynaklı zarar yönünden 560,00 TL olmak üzere toplam 39.407,23 TL alacağın sigorta yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 04.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden talebin kısmen kabul, kısmen reddi ile, ... ... için 15.000,00 TL, ... için ise 14.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalılar ... ve Kelepir Gıda ve İhr. Mad. İhr. ve İth. Amb. Mim. İnş. Tic. Ltd. Şti.' den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 02.12.2021 tarihli ve 2021/18654 Esas ve 2021/9695 Karar sayılı ilamıyla; "Davacılar vekili, 04.04.2006 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacıların desteği sürücü ...'un vefat ettiğini belirterek maddi manevi tazminat isteminde bulunmuş, Davalılar vekili, ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” Ve aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” şeklinde düzenlemeler yer almaktadır. Dosya içeriğinden, davalılar vekilinin zamanaşımı def’inde bulunmasına karşın, mahkemece bu konunun değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Zamanaşımı def’i, bir hakkın ileri sürülebilmesine engel olgulardandır. Şu halde, mahkemece öncelikle davalılar vekillerinin zamanaşımı def’i yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b-Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle, ölenin yakınlarının, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45/2 nci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53/3.) maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesine (818 sayılı BK 44) göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut olayda, davacının desteği motosiklet sürücüsü ...’un kask takmadığı ve ölü muayene tutanağında beyin hasarına ilişkin tespitlere yer verilmekle trafik kazasına bağlı kafa travması olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi (818 sayılı BK 44) gereğince desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekirken bu oranda indirim yapılmaksızın karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili karar düzeltme dilekçesinde; ZMSS poliçe limitinin 57.500,00 TL olduğunu, müteveffanın eşine ve çocuğuna ödenen miktar da gözetildiğinde poliçe limitinin aşıldığını, tazminat hesaplarında esas alınacak gelirin somut ve net kriterlerle tespit edilmesi gerektiğini, gelirin somut kriterle ispat edilememesi halinde asgari ücretin esas alınacağını, trafik kazası sonucu ölüm halinde tarafların gerçek defin gideri zararından sorumlu olduklarını, yerel örf ve adete göre yapılan özel giderlerden sorumlulukları olmadığını, fahiş cenaze giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, ancak hükmedilen feriler ve harçlar yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulduğunu, müvekkilinin sorumlu olduğu miktardan fazlasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 vd. maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41 ve 45 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90, 91 ve 92 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince; Zorunlu mali sorumluluk sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. 2918 sayılı Kanun’un 91 inci maddesi gereğince aynı Kanun’un 85 inci maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Bu düzenleme ile işletenin aynı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. 2918 sayılı Kanun'da zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin olarak sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. Kanun'un “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92 nci maddesinde: “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d)Bu Kanun’un 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f)Manevi tazminata ilişkin talepler” düzenlemesi mevcut olup; bu düzenleme ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınmış olup davalı ... tarafından sevk ve idare edilen araç ile davacıların oğlu ve kardeşi olan ...'un kullanımındaki motosikletin 04.04.2006 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacıların oğlu ve kardeşi olan ...'un ölmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkeme yapılan yargılama sonunda manevi tazminat istemine ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne ve davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için ise 14.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalılar ... ve Kelepir Gıda ve İhr. Mad. İhr. ve İth. Amb. Mim. İnş. Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline karar verildiği, davalı ... şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulmadığı, buna rağmen kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan harç ve vekalet ücretinden davalı ... şirketinin de sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan mevzuat gereğince zorunlu mali sorumluluk sigortacısının manevi tazminata ilişkin talepler bakımından sorumluluğu bulunmadığı, dosyada mevcut sigorta poliçesinde de manevi tazminattan sorumluluğa dair herhangi bir kloz bulunmadığı anlaşılmakla; hükmedilen manevi tazminata ilişkin harç ve vekalet ücretinden davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş.'nin sorumlu tutulması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekirken bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiş olduğundan davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin karar düzeltme istemi 1086 sayılı Kanun'un 440-442 nci maddeleri uyarınca kabul edilmeli ve karar açıklanan nedenlerle önceki kararımıza (c) bendi olarak eklenmek suretiyle bozulmalıdır. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜ ile mahkeme kararının bu nedenle de BOZULMASINA, bu bozma nedeninin Dairemizin 02.12.2021 tarihli ve 2021/18654 Esas ve 2021/9695 Karar sayılı bozma ilamına (c) bendi olarak EKLENİLMESİNE, Tashihi karar peşin harcının karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/427, K. 2024/4245, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-427-e-2024-4245-k-42ec8fd03bbb