Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9010 E. 2023/14095 K. – Rücen Tazminat

Konu: Rücen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9010
Karar No
2023/14095
Karar Tarihi
Konu
Rücen Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/52 E., 2021/44 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki rücen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline kasko sigortalı araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu sigortalısına 09.02.2011 tarihinde 37.060,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, davalı aracın dava dışı zorunlu trafik sigortacısı tarafından müvekkiline yapılan 17.500,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye 19.560,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; 65 HA 052 plakalı aracı her ne kadar adına kayıtlı olsa da, kazadan yaklaşık bir ay kadar önce haricen sattığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, zararın belgelenmediğini, ilk kaza anında tutulan tutanaklarda kaza yapan araç sahibinin zararın 3.000,00-5.000,00 TL arası olduğunu beyan ettiğini, kaza tespit tutanağında imzası bulunanların zarar oranına şahit olduklarını, aracın kaza sonrası beklemeden Yüksekova ilçesine giderek yükünü boşalttığını, belirtilen miktarda zarar görmüş bir aracın hareket etmesinin olanaksız olduğunu, dilekçesinde bildirilen tanıkların dinlenilmesini talep ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.03.2013 tarihli ve 2011/110 Esas, 2013/26 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporu alınması için yatırılması gereken masraf verilen kesin süre içinde yatırılmadığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 tarihli ve 2013/15235 Esas, 2013/17323 Karar sayılı ilamıyla; "Dava 22.9.2011 tarihinde açılmış olup, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK'nda) gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir... Somut olaya bakıldığında, mahkemece 17.1.2013 tarihli oturumda davacı vekilinin mesleki mazereti kabul edildikten sonra, miktar gösterilmeden bir önceki celsede (14.6.2012-04.10.2012) belirtilen bilirkişi masrafı ile dosyanın gidiş-dönüş masrafını yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilip, bu hususun ihtarı mahiyetinde duruşma zaptı tebliğ edilmiş ise de; önceki celselerde belirtilen miktarlar dahi farklı tutarlara ilişkin olup, açık, ayrıntılı ve anlaşılır olmadığından, yukarıda açıklanan usule uygun olarak verilmiş bir kesin süre de bulunmadığından, soyut kesin süre verilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.03.2015 tarihli ve 2014/20 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 16.626,00 TL tazminatın 09.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı tarafça eksik temyiz harcının süresinde ikmal edilmemiş olması nedeniyle temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek karar da davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan 17. Hukuk Dairesinin 23.05.2016 tarihli ve 2016/2704 Esas, 2016/6258 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece, ek karar ile davacı vekilinin eksik nispi temyiz harcını süresinde ikmal etmemesi nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; davacı reddedilen talebi yönünden temyiz peşin harcı olarak maktu harçla sorumlu bulunduğundan, temyiz dilekçesinde de maktu temyiz harcı yatırılmış olduğundan mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu nispi temyiz harcını yatırmak üzere davacıya kesin süre verilmesi ve kesin sürede nispi harcın yatırılmaması nedeniyle ek kararla davacı vekilinin temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinden sonra ".. Mahkemece, gerekçe kısmında; dosyanın mevcut kapsamında kusura ilişkin herhangi bir rapor olmadığı için mevcut deliller ile yargılamaya devam edilemeyeceği, trafik kazasından kaynaklı rücuen tazminat davasında kusur oranları tespit edilmeden karara varılamayacağı, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla, mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında ve kısa kararda ''davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 16.626,00 TL tazminatın 09.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,'' karar verilmiştir. Hükmün gerekçesi ile kısa karar uyumlu olmayıp, taraflar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olduğundan, bu yön yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık bir aykırılık oluşturduğundan (10.04.1992 gün, 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere) hükmün bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle hükmün taraflar yararına bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davacı vekili ve davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.03.2017 tarihli ve 2016/127 Esas, 2017/41 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 16.626,00 TL tazminatın 17.10.2011 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/4156 Esas, 2018/2791 Karar sayılı ilamıyla; davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Somut olayda hukukçu bilirkişi raporunda davacı ... şirketinin yaptığı ödemeden öncelikle dava dışı zorunlu trafik sigortacısı tarafından davacıya yapılan ödeme mahsup edilmiş, daha sonra kusur indirimi yapılmış ise de, alanında uzman bir makine mühendisi bilirkişiden aldırılacak yeni raporda gerçek zarara ilişkin yapılacak hesaplamadan öncelikle davacıya kasko sigortalı aracın %15 kusur oranına göre indirim yapılıp, sonra ödemenin tenzil edilmesi gerektiğinden (davalılar lehine kazanılmış haklar da gözetilerek) hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.07.2019 tarihli ve 2018/79 Esas, 2019/57 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 1.081,28 TL tazminatın 17/10/2011 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. G. Dördüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/640 Esas, 2021/2283 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı tarafça dava dilekçesinde 37.060,00 TL hasarın ekspertiz tarafından tespiti üzerine sigortalısına 09.02.2011 tarihinde ödeme yapıldığı, bu ödeme sonrası dava açılmadan önce davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan Ergo Sigorta A.Ş.'den 17.500,00 TL tahsil edilerek dava dışı sigortalıya ödenen tutardan mahsup edildiği bakiye kalan 19.500,00 TL'nin davalılardan tahsili için dava açıldığı belirtilmiştir. Dairemizin dava dışı sigortalının %15 kusuruna göre uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınması için bozma kararı sonrası 30.01.2019 tarihinde alınan bilirkişi raporunda hasar tespiti yapılmış ancak davacının ZMMS sigortacısından yaptığı tahsilat tutarı olan 17.500,00 TL çıkan hasar tutarı olan 18.591,00 TL'den bir kez daha hatalı şekilde mahsup edilmiştir. Mahkemece yapılması gereken kusura karşılık gelen %15'in hesaplanan tazminattan düşülmesi iken davacının ZMMS sigortacısından aldığı tutarın ikinci kez hesaplanan tazminattan düşmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. H. Mahkemece Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden dava konusu olaya ilişkin aldırılan 05.01.2015 tarihli kusur raporuna göre sürücü davalı ... Baylan'ın %85, sürücü Miktat Önlütürk'ün ise %15 oranında kusurlu olduğu, alanında uzman makine mühendisi bilirkişisi tarafından tarafların kusur durumları da dikkate alınarak sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin düzenlenen 30.01.2019 tarihli rapora göre maddi hasar bedelinin 21.860,32 TL, davalılardan maddi hasardan kaynaklı olarak talep edilebilecek tazminat miktarının %15 kusur indirimi yapıldıktan sonra 18.581,28 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 18.581,27 TL tutarındaki tazminatın dava tarihi olan 17.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespiti açısından alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek düzeyde olmadığını, kaza mahallinde tutulan kusur raporunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, dosya üzerinden yapılan değerlendirme ile davalı sürücünün kusurunun %85 olduğuna kanaat getirildiğini, raporun denetime elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; 65 HA 052 plakalı aracı kazadan yaklaşık bir ay kadar önce Muhittin Ekinci'den haricen aldığını, ilgilinin kazayla herhangi bir alakası olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, zararın belgelenmediğini, ilk kaza anında tutulan tutanaklarda kaza yapan araç sahibinin zararın 3.000,00-5.000,00 TL arası olduğunu beyan ettiğini, kaza tespit tutanağında imzası bulunanların zarar oranına şahit oldukları aracın kaza sonrası beklemeden Yüksekova ilçesine giderek yükünü boşalttığını, belirtilen miktarda zarar görmüş bir aracın hareket etmesinin olanaksız olduğunu, bu hususta tanık beyanları bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından kasko sigorta poliçesi nedeniyle sigortalısına ödenen tazminatın, sigortalı araca zarar veren davalılardan rücüen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci) maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dosyada alınan bilirkişi raporunun kazanın oluşuna uygun olduğu, hesaplamanın bozma ilamında belirtilen şekilde yapıldığı anlaşılmakla, mahkeme kararın usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9010, K. 2023/14095, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9010-e-2023-14095-k-ea05efbaf05e