Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6476 E. 2024/5683 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6476
Karar No
2024/5683
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/631 E., 2023/6 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.05.2008 günü davacıların oğlunun kullandığı araca davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin oğlu müteveffa...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığını, oğullarının vefatı ile yıkılan ailenin manevi buhran içerisine girdiğini, bunun yanında desteklerini kaybeden müvekkillerinin maddi anlamda sıkıntı içerisine düştüklerini belirterek tüm alacak kalemleri açışından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için şimdilik 1.000,00 TL, ... için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 07.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkillerinin çektiği manevi acıların bir nebze de olsa giderilmesi için ... için şimdilik 15.000,00 TL, ... için şimdilik 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç olmak üzere kaza tarihi olan 07.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...'den tahsilini; 22.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için maddi tazminat talebini 55.237,10 TL'ye (davalı ... için 52.771,95 TL) davacı ... için 49.434,22 TL'ye (sigorta için 47.228,04 TL) olmak üzere toplam 104.671,32 TL'ye (sigorta için 100.000,00 TL) yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise; kazada vefat eden ...'un evli olduğunu ve çocuklarının bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen maaş ile hem kendi ailesini geçindirmesinin hem de anne babasına bakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının talep edilebilmesi için desteğin süreklilik arz etmesinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın öncelikle yetki yönünden reddini olmadığı takdirde esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 7.5.2008 tarihinde trafik kazasına karışan ... plakalı aracın trafik poliçesinin müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, destekten yoksun kalmaya ve maluliyete ilişkin tazminat hesaplarının bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, müvekkili şirkette hasar dosyası açıldığını, bu dosyadan...'e 14.8.2008 tarihinde 100.000,00 TL, 15.9.2008 tarihinde Av. ...'ye 100.000,00 TL ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.02.2014 tarih ve 2011/200 Esas, 2014/79 Karar sayılı kararıyla; desteğin anne ve babasına destek olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılar yönünden reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın 7.5.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazla ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Birinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.11.2016 tarihli ve E.2014/9607, K.2016/10490 sayılı lamı ile davalı ...'nin tüm temyiz itirazlarının reddi ile manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği ve davacıların destek tazminatı talebine hükmedilmesi gerektiği" belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmanın gerekleri yerine getirildikten sonra mahkemece bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre davacı ...'un 55.237,10 TL; davacı ...'un ise 49.434,22 TL tazminat talep edebilecekleri tespit edildiği, davacı vekili her ne kadar 22.05.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebine ilişkin davasını ıslah etmiş ise de Yargıtay bozmasından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle dava dilekçesinde talep edilen miktarlar itibariyle davacıların tazminat taleplerinin davalı ... yönünden kabul edildiği, her ne kadar davacılar davalı ... aleyhinde de tazminat davası açmışlarsa da, kaza tarihinde geçerli olan zorunlu mali mesuliyet sigortasının kaza başına ödemek zorunda olduğu, maddi tazminat limitinin 100.000,00 TL olduğu ve kazadan sonra ölenin mirasçıları .......,vekili Avukat ...'ye toplam 100.000,00 TL'lik teminatın ödendiği, dolayısıyla sigorta şirketinin ödemesi gereken herhangi bir tazminat limitinin bulunmadığı, her ne kadar ölenin mirasçısı olan davacıların da destekten yoksun kalma tazminat hakları var ve sigorta limitinden karşılanması gerekiyorsa da sigorta şirketinin limiti aşan nitelikte ödeme yapmaya zorlanamayacağı davacıların tazminat alacakları ile ilgili olarak veraset ilamındaki hisseleri oranında sigorta şirketinden ödemeyi alan diğer mirasçılara yönelik dava açma hakları bulunduğu gerekçesiyle sigorta şirketine yönelik açılan davanın reddine, ve her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın 07.05.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir. C.İkinci Bozma Kararı Mahkemenin ikinci kararına karşı davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/8860-2021/1590 sayılı illamı ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları reddedildikten sonra, "...mahkemece dava konusu kazayla ilgili olarak hasar dosyası ile ödeme dekont ve makbuzları değerlendirilerek davaya etkisi araştırılmak suretiyle dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden tüm hak sahiplerinin destek zararlarını belirleyen, destek zararının limiti aşması halinde garame hesabı yapılması için ek rapor alınması ve mahkemece yapılan ödemelerin iyi niyetli olup olmadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 96 ncı maddesi uyarınca davalı ... şirketinin kaza ile ilgili sorumluluğunun kalıp kalmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiş yine bozma ve kaldırma kararlarından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine döndüğünde tahkikata ilişkin bir işlem yapılıyor ise tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılabileceğinden davacılar vekilinin ıslah talebi de gözetilerek karar verilmesi gerektiği" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkememece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan hesap bilirkişisi raporuna göre davacıların müşterek çocukları ...'un hayatını kaybetmesi nedeniyle uğramış oldukları net gerçek destekten yoksun kalma zararlarının davacı anne ... yönünden 180.276,70 TL, davacı baba ...yönünden 145.078,96 TL olarak hesaplanmış olduğu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ölüm teminat tutarı 100.000,00 TL'nin garameten yapılan paylaşımı neticesinde, davacı anne bakımından teminat tutarının 17.783,25 TL, davacı baba bakımından 14.311,20 TL olarak hesaplanmış olduğu, ancak davalı ... tarafından davacı hak sahiplerine yapılmış bir ödemenin bulunmadığı, ZMSS poliçesi ölüm teminat tutarı 100.000,00 TL'nin tamamının dava dışı müteveffanın eşi İlknur ve çocuğu Fevzi'ye ödenmiş olduğu, davalı ... şirketinin basiretli bir tacir olması nedeniyle davacılar bakımından poliçe limiti dahilindeki garameten hesaplanan tutarlar ile sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporunun Yargıtay bozma ilamı ile uyumlu, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2017 tarih ve 2017/52 Esas, 2017/355 Karar sayılı dosyasından verilen kararının davacıların manevi tazminat talepleri yönünden bozma kapsamı dışında tutularak kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 17.783,25 TL'nin ve davacı ... için 14.311,20 TL'nin haksız fiil tarihi olan 07.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve Groupama Sigorta A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçelerinde; manevi tazminat miktarı yönünden hüküm kurulmadığını, manevi tazminat miktarının az belirlendiğini, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, hesaplama yönteminin kaza tarihindeki yöntem olması gerektiğini belirterek kararının bozulmasını istemişlerdir. Davalı Groupama Sigorta A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, eş ve çocuğa yaptıkları ödemelerin iyi niyetli olduğunu, limitin tüketildiğini belirterek kararının bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfı ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalı Groupama Sigorta A.Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6476, K. 2024/5683, T. 04.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6476-e-2024-5683-k-d1cbb4d82e18