Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5576 E. 2024/6651 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5576
- Karar No
- 2024/6651
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/163 E., 2023/50 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının eşi olan desteğinin öldüğünü açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2016/5812 esas, 2019/1199 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda gider avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalmaya dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili, davacının desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davacıda oluşan zararın tespiti amacıyla Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, buna yönelik gider avansının yatırılması için davacı tarafa verilen kesin süre içinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94 üncü maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Somut olayda; mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti için gider avansını yatırmak üzere kesin süre verilmiş ise de dosyada bir miktar gider avansı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın yatırması gereken eksik gider avansının ne kadar olduğu verilen kesin süreye ilişkin muhtırada belirtilmediğinden verilen kesin süre usulüne uygun değildir. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında eksik kalan gider avansı miktarının ne kadar olduğu da belirtilmek suretiyle davacı tarafa usulüne uygun muhtıra gönderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.