Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1144 E. 2024/13503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1144
- Karar No
- 2024/13503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1103 D.İş, 2022/1136 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.01.2021 tarihinde davalının ZMSS'si olduğu araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafından dosyaya sunulan sağlık raporunun Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği kurumdan alınmamış olduğundan ve mevzuata aykırı olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, başvuran tarafın kalıcı maluliyeti bulunmadığından başvurunun reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, başvuran kaza esnasında kask ve koruyucu kıyafet kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin her iki taraf için de 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 430.000,00 TL tazminatın 14.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; Sigorta Uyuşmazlık Hakemi tarafından yapılan yargılama sonunda verilen karara vaki davalı ... itirazlarının kısmen kabulü ile, ilk hakem heyeti kararında başvuran lehine hükmedilen vekalet ücretinin 12.640,00 TL olarak düzeltilmesine, diğer hususların aynen tekrarına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesince tespit edilmesi gerektiğini, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen 07.02.2022 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı raporuna göre, davacıya sağ temporal ve parietal kemikte fraktürler, sağ temporal konveksitede 1 cm kalınlığında epidural hematom, sol serebral hemisferde sak alanları ve hemorajik kontüzyonlar, kafa travması, kafa kemiği fissuru çökme kırığı sonucu oluşan psişik bozukluklar şeklinde tanılar konulduğu belirtilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %25 olarak belirlenmiştir. Adı geçen rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş, 7 doktor tarafından imzalanmıştır. Ancak raporda belirtilen psikolojik bozuklukların kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği gibi bilgiler bulunmamakla birlikte, heyette psikiyatri uzmanının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Rapor bu haliyle karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasında getirtildikten sonra, davacının muayenesi de yapılarak aralarında psikiyatr doktorun da bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, 07.02.2022 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalınca düzenlenen rapor da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespit edilerek, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilmek kaydıyla, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun üzerinde durulmamış olması doğru görülmemiştir. 2.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK md. 52'de düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda; davalı taraf davacının kask ve koruyucu kıyafet giymemesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyetince %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekteyse de hesaplanan tazminattan yapılacak indirim sonrası dahi talep edilecek zararın poliçe limitini aştığından bu yöndeki itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının kafa bölgesinden yaralandığı anlaşılmakla, dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken (maluliyet oranının değişmesi durumunda hesaplanacak tazminat da değişeceğinden) indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlere açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.