Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9795 E. 2022/16654 K. – Haksız Fiilden
Konu: Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9795
- Karar No
- 2022/16654
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalılardan ...'in diğer davalı şirketin yetkilisi olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette bir süre çalıştığını, bu sırada davalı ...’e müvekkilinin 2.500,00 TL tutarlı senet verdiğini, davalı ...'in bu seneti tahrif ederek 12.500,00 TL olarak değiştirdiğini, daha sonra davalı şirketin söz konusu seneti Denizli 3. İcra Müdürlüğünün 2006/6251 Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, icra takibi nedeniyle müvekkilinin evinde haciz yapıldığını ve evdeki eşyaların haczedildiğini, eşyaların yediemin deposuna gönderildiğini ve burada çürüdüğünü, müvekkilinin icra dosyası kapsamında 3 ay tazyik hapsine mahkum edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla çürüyen eşyalardan dolayı 1,00 TL maddi tazminat, meydana gelen manevi zarar nedeniyle ise 300.000,00 TL manevi tazminatın suç tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep edilmiştir. Davalılar vekili, zamanaşımı definde bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/757 Esas-2017/705 Karar sayılı dosyasında davalılardan ...’in resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı yargılandığı, yapılan yargılama sonunda adı geçen davalının 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10/09/2019 tarihli 2018/1371 E- 2019/6088 K sayılı ilamı ile sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği ve kararın 10/09/2019 tarihinde kesinleştiği, davalıların zamanaşımı definde bulunduğu, dava konusu olayda davalıya atfedilen eylemin resmi belgede sahtecilik suçu olması nedeniyle olayda ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, olay tarihi olan 17/10/2007 tarihi dikkate alındığında uzamış zamanaşımı süresinin dava tarihi (30/12/2020) itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/757 Esas 2017/705 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ...'in sanık, suçun resmi belgede sahtecilik olduğu, yapılan yargılama sonunda, davacının davalının çalışanı olduğu ve söz konusu senedin teminat amaçlı davacıdan alındığı, davalının davacının zimmet açığı çıkması nedeniyle senette tahrifat yaparak işleme koyduğu kabul edilerek sanığın/davalının cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10/09/2019 tarihli 2018/1371 Esas- 2019/6088 Karar sayılı ilamıyla " suça konu kambiyo senedinin takibe konulduğu tarih olan 11/08/2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar TCK 'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde belirtilen sürelerin geçtiği (olağanüstü dava zaman aşımının dolduğu)" gerekçesiyle düşme kararı verildiği ve verilen kararın aynı tarihte kesinleştiği, eldeki davanın, ceza davasının olağanüstü uzamış zamanaşımı süresi nedeniyle düşmesine karar verildikten sonra bir yılı aşkın süre geçtikten sonra 30/12/2020 tarihinde açıldığı, yerel mahkeme tarafından bu durum gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL Temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 12.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.