Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6570 E. 2024/11663 K. – Muvazaa Nedeniy
Konu: Muvazaa Nedeniyle İptal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6570
- Karar No
- 2024/11663
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaa Nedeniyle İptal
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2224 E., 2022/94 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/293 E., 2019/160 K.
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olduğu bankanın eski personeli dava dışı ... tarafından bilgi sızdırılması yoluyla muhtelif şubelerde gerçekleştirilen dolandırıcılık işlemleri ve usulsüz işlemlerden dolayı hakkında Ankara 40. İş Mahkemesi'nin 2017/229 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, aynı zamanda da konu hakkında suç duyurusunda bulunularak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/39869 soruşturma numaralı dosyası ile hazırlık soruşturması da başlatıldığını, söz konusu soruşturma kapsamında davalı ...'ın da şüpheli sıfatında olduğunu, davalı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemler neticesinde elde edilen paralar ile 15.05.2017 tarihinde edinilen ve 27.11.2017 tarihinde diğer davalı ...'e devredilen dava konusu Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1551 parselde kain 1400 m2 yüzölçümlü tarla nitelikli taşınmazın Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi hükmü uyarınca muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi ile dava açılması gerektiğini belirterek, davalı ...'a ait iken mal kaçırmak amacıyla Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1551 parselde kain 1400 m2 yüzölçümlü tarla nitelikli taşınmazın diğer davalı ...'e devredilmesine yönelik muvazaalı olan devir işleminin müvekkili banka yönünden iptali ile tescil davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; "sahibinden.com"dan yaptığı araştırma sonucunda "... Gayrimenkul" adlı emlak bürosunda, . ... 1551 parsel 1400 m2 tarlanın 70.000,00 TL ilanını gördüğünü, tarlanın sicil değişikliği ile arsaya dönüştürüleceğini söylediğini, pazarlıkla komisyon dahil 65.000,00 TL'ye anlaştığını, emlakçının annesinin vekaleten satış yapacağını ve bedelini de banka havalesi ile değil, elden almak istediğini söylediğini, ... isimli şahsı tanımadığını ve hiç de görmediğini, tapu dairesindeki memurun tapu üzerinde herhangi bir tedbir olmadığını beyan etmesi üzerine parayı vererek tapuyu aldığını, 27.11.2017 tarihinde tarla olarak aldığı tapuyu, köy evi yapmak için 25.12.2017 tarihinde arsa vasfına çevirdiğini, köy muhtarının izniyle dozerci ...'la anlaşarak 10 günlük çalışmayla düzeltip yolunu yaptırdığını, tarlanın tapusunu almak için beş gün önce bankadan çektiği paranın dekontunun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ...'ın vasisi, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı bankanın; davalı ...'in yaptığı usulsüzlüklerle dava konusu taşınmazı satın aldığı daha sonra taşınmazı davalı ...'e muvazaalı bir şekilde sattığını iddia ettiği, davanın sadece tapu iptal ve tescil olarak açıldığı, tazminat talebinin bulunmadığı, davacının davalı ...'in taşınmazı satın alırken usulsüz olarak elde ettiği paralarla aldığına ilişkin bir delil ortaya koyamadığı, kaldı ki bu şekilde bir delil konulsa bile bunun muvazaa olgusunun ispatına yaramayacağı, davacının dava konusu taşınmazda hiçbir dönem herhangi bir malikliğinin bulunmadığı, davalı ...'in taşınmaz maliki olmaması nedeniyle kendisine tapu iptal ve tescil davası yöneltilemeyeceği, bu davanın sadece son malik ...'e yöneltilebileceği, davalı ...'in ise dinlenen tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere iyiniyetli 3. kişi olarak taşınmazı satın aldığının anlaşılması nedeniyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu, davalı ... yönünden esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile; "Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ... yönünden esastan reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemlerle ilgili araştırma yapılmadığı, davalı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemler neticesinde elde edilen paralar ile 15.05.2017 tarihinde edinilen ve 27.11.2017 tarihinde diğer davalı ...'e devredilen dava konusu Kırklareli ili, ... ilçesi, ... köyü, 1551 parselde kain 1400 m2 yüzölçümlü tarla nitelikli taşınmazın Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi hükmü uyarınca muvazaa nedeniyle iptale tabi olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, muvazaa ile illetli olduğu iddia edilen tasarrufun konusunu oluşturan taşınmazın emlakçıdan satın alındığı, davalı ...'in tapudaki devir tarihinden 5 gün önce taşınmaz bedelini bankadan çektiğine dair dekonttan taşınmazı satın alabilecek ekonomik güç ve imkanlara sahip olduğunun belirgin olduğu, dava konusu taşınmazın diğer davalı ... tarafından davacı bankaya yönelik yaptığı usulsüz işlemler sonucu elde ettiği para ile satın aldığına dair herhangi bir delil bulunmadığının anlaşılmış olamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemlerle ilgili olarak Mahkemece gerekli araştırmanın yapılmadığını, ... hakkında dosyada mevcut iddianamenin tetkikinden de görüleceği üzere; “Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Malvarlığı Değerlerinin Gayrimeşru Kaynağını Gizlemek, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Özel Belgede Sahtecilik, Ticari Sır, Bankacılık Sırrı veya Müşteri Sırrı Niteliğindeki Bilgi veya Belgeleri Açıklamak, Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. işiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçlarından dolayı Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/479 E. sayılı dosyası üzerinden ceza davası açıldığı ve diğer sanıklar tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemlerin ... tarafından sevk ve idare edildiğini, onun yönlendirmesi ile usulsüz işlemlerin gerçekleştirildiği ve müvekkil Bankadan çekilen tutarların yine adı geçene verildiği yönünde beyanlarda bulunulduğunu, sanıklardan ... tarafından; “...... isimli şahsı yaklaşık 10 yıldır tanırım. ... isimli şahsın ikamet ettiği ... Mahallesi ... Sokak No:4 ... Apartmanı ...- İstanbul sayılı adresteki evi benim üstüme aldı, daha sonra üzerine alacağını bana söyledi. ...'ın bankalarda bulunan uyuyan hesapları boşalttığını ...'ın kendisinden duydum...” şeklinde beyanda bulunularak ... tarafından muvazaalı işlemler yapıldığının açık ve net olarak ifade edildiğini, dava konusu gayrimenkulün satışının da bu kapsamda muvazaalı olduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmadığını, mahkemece bu hususların hiçbiri irdelenmeksizin karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davaya konu olan ve davacı Ziraat Bankasının müşterisi olan müştekilerin hesaplarından bilgileri ve rızaları hilafına sahte kimlik belgesi düzenlemek suretiyle para çekim işlemleri gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/344 Esas sayılı dosyası ile davalı ...'ın da sanık olarak yargılandığı kamu davasının açıldığı, yargılama sonucunda davalıların mahkumiyetine dair karar verildiği, dosyanın istinaf istemiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderildiği bu hali ile yargılamanın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Boçlar Kanunu'nun (TBK) 74 üncü maddesi (818 sayılı BK’nın 53 üncü maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, hem ilmi hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalının dolandırıcılık suçundan sanık olarak yargılandığı ceza dava dosyasının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza davası sonucunun eldeki davayı etkilemesi söz konusudur. Açıklanan nedenle, ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesi beklenilmeli, kesinleşmiş ceza kararı da değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan nedenle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.