Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4954 E. 2023/8467 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4954
- Karar No
- 2023/8467
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2149 E., 2021/1758 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/363 E., 2021/364 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ve tek desteği ... ...'ın 29.07.2010 tarihinde inşaat kalıp ustası olarak çalıştığını ve ... İnş. ve San. A.Ş.'nin işveren olduğu HES şantiyesinde servis aracının kaza yapması sonucu vefat ettiğini, işveren şirketin verilen iflas kararı ile tüzel kişiliğinin sona erdiğini, davalı ... şirketinin meydana gelen iş kazalarında maddi ve manevi zararlara maruz kalanların zararlarını işveren adına ödemeyi kabul ettiğini, davacıların murisin vefatı ile murisin desteğinden yoksun kaldıklarını beyan ederek müvekkil ... için 150.000,00 TL, müvekkil ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın ve her bir müvekkil için ayrı ayrı 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın iflas kararından sonra ikame edilmiş olmakla görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin poliçede yazılı limitlerle sınırlı sorumlu olduğunu, poliçede işverenin sorumluluğu kişi başına 100.000,00 TL azami tazminat tutarı olarak sınırlandırıldığını, ilgili poliçede faaliyetin yürütüldüğü adreslerin belirtildiğini, söz konusu kazanın sayılan faaliyet adresleri kapsamında olmaması halinde kazanın teminat dışı kabul edileceğini ve müvekkil şirketin sorumluluğunun olmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 7155 ... Kanun'un 20 inci maddesi ile 6102 ... Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen "Dava şartı olarak arabuluculuk" hükmü uyarınca, " Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği" düzenlendiği, başka mahkemelerden görevsizlik kararı üzerine gönderilen ticari davalar için bir istisna düzenlenmediği, açılan davada ise, dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davada görevli mahkemenin Trabzon İş Mahkemesi olduğunu, iş hukukundan kaynaklı davalarda arabuluculuk başvuru şartı aranmadığını, tamamı reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerek dava dilekçesinin içeriğinden gerekse de yargılama aşamasındaki davacı vekilinin beyanlarından anlaşıldığı üzere davacının davalı ... şirketine karşı talebi trafik kazası sonucu meydana gelen ölüme dayandığı, taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi olmadığı, mahkemenin gerekçesinde de belirttiği gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin TTK'nın 1401 ve devam maddelerinde düzenlenen sigorta işlemlerinden kaynaklı olup TTK'nın 4 ve 5/1-a maddeleri gereğince davanın ticari dava niteliğinde olduğu, dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmiş olması gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınan işyerinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar murisinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 56 ncı maddeleri, 7155 ... Kanun'un 20 nci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7 nci maddesinin 2 nci fıkrası, İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamalar hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava şartı varlığı davanın görülmesi için gerekli ön şartlardandır. "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK 115/1). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" (HMK 115/2). 6100 ... HMK’nın 323/1-ğ maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama gideri olduğu, 326/2 nci maddesinde ise, davada taraflardan her birinin kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranında paylaştırılacağı düzenlenmiştir. Karar tarihine göre uygulanması gereken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği (13/1), ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği (13/2), davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı (7/2) düzenlemeleri mevcuttur. Dava şartı yokluğu nedeniyle verilen karar önşart yokluğu nedeniyle verilmiş bir red kararı niteliğinde olduğundan bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 nci maddesindeki düzenleme gereğince maktuyu geçmemek üzere nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısmın ikinci bölümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için kararlaştırılan vekalet ücreti 4.080,00 TL olarak belirlenmişken, davalı yararına bu miktarın aşılması sureti ile 33.510,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının 4. bendinde yer alan "33.510,00 TL." ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL." ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılar iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.