Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4464 E. 2025/8563 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4464
Karar No
2025/8563
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/306 E., 2022/21 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.09.2016 tarihinde davacıların desteği ...'in sevk ve idaresindeki davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, aynı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in de meydana gelen kazada yaralanarak malul kaldığını, davacıların mirasçısı olan sigortalı ...'e ait aracın davaya konu kazada tamamen hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davacılardan her biri için şimdilik 2.000,00 TL olmak üzere toplam 24.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, iyileşme sürecindeki tüm masraflar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp olmak üzere şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın, sigortalının yasal mirasçıları olan tüm davacılar için aracın hasara uğraması sebebiyle şimdilik 500,00 TL araç bedeli tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların müvekkili olan şirkete yazılı başvuru yapmakla birlikte, mevcut zarar belirlemesine yarar evrakların eksik ibraz edilmesi nedeniyle zarar tespiti yapılamadığını, davacıların yapmış olduğu başvurunun geçersiz olduğunu, dava ön şartının sağlanmadığını, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin sigortalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması sebebiyle poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23.05.2019 tarihli rapora göre; davacıların desteği sürücü ...’in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 inci maddesinin, işleten ve araç işleticisinin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunu düzenlediği, yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmalarının mümkün olmadığı, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı, zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişinin sonuçlarına da kendisinin katlanması gerektiği, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerektiği, zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimsenin, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanması, bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine alması gerektiği, çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacağı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda davacıların araç şoförünün(desteğin) %100 kusuruyla meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeni ile davacıların talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 24.01.2020 tarihli raporuna göre, davacı ...’in kazadan kaynaklanan sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 3 hafta olarak belirlendiği, davacı ...’in sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, kaza tarihindeki yaşı gözetildiğinde 3 haftalık geçici iş göremezlik süresince herhangi bir kazanç kaybının da olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23.05.2019 tarihli rapora göre; davacıların desteği sürücü ...’in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacılar desteklerinin % 100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşsa da, müteveffanın kendi kusuruyla kazaya ve ölümüne sebebiyet verdiği dikkate alındığında davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağı, İlk Derece Mahkemesince desteğin kendi kusuruyla kazaya ve ölümüne sebebiyet verdiği, desteğin kusuruna denk gelen tazminat talebinin poliçe teminatı dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacılar vekili, davacı ...'in kaza geçirdiğinde 7 yaşında olduğu ve dosya kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre, 3 hafta süre ile okula gidemeyeceğinden bahisle tazminat talep etmişse de; davacı küçüğün gelir getiren bir işte çalıştığı iddia ve ispat edilmediğinden, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı da olmadığından, İlk Derece Mahkemesince geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gözetilerek geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranının hatalı olduğunu, yol güvenliğinin sağlanmaması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, davacıların desteği sürücünün kazada kusuru olmadığını, davacıların destekten yoksun kalan hak sahibi oldukları, meydana gelen trafik kazasında kusurlarının bulunmadığını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı ...’in davaya konu kazadaki yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin üç hafta olduğunu, davacının üç hafta süre ile okula gidemeyeceği ve evde istirahat edeceği düşünüldüğünde anne veya babasından birinin kendisinin bakım ve gözetimini sürdüreceğini, bu durumun yetişkin anne veya babanın işinden alıkoyacağını, davacı tarafın adli yardımdan yararlanmış olması dikkate alınarak kaza tarihindeki asgari ücret üzerinden 3 haftalık gelir kaybı hesabının yapılması gerektiğini, anılan davacı yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş ve geçici göremezlik tazminatı ve davacıların mirasçısı olduklarını sigortalıya ait aracın hasar görmesi sebebiyle araç hasar tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4464, K. 2025/8563, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4464-e-2025-8563-k-02e1f9c2fe57