Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3036 E. 2024/9768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3036
- Karar No
- 2024/9768
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3330 Esas 2021/2143 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/554E - 2019/346 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.05.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini, kazada desteğin tam kusurlu bulunduğunu, ... plakalı aracın davalı ... şirketine ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, destek tam kusurlu olsa bile davalı ... şirketinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91 inci maddeleri ile ZMSS şartlarına göre üçüncü kişi konumundaki davacı müvekkillerine destekten yoksun kalma tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, desteğin ayılık 978,00 TL ücretle çalışarak düzenli gelir elde ettiğinin SGK kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca desteğin lisanslı eski milli boksörlerden olduğunu, bu kapsamda özel ders verdiğini ... Spor Kulübü Derneğinden aylık 3.500,00 TL ücret aldığını, bu kapsamda aylık ortalama 10.000,00 TL gelir elde ettiğini belirterek, davacılar için ayrı ayrı 5.000,00 TL destek yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP İlk Derece Mahkemesi'nin 20.06.2017 tarihli celsesinde; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı ...Ş'nin dosyadan silinerek yerine davalı olarak ...'nın eklenmesine karar verilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu trafik kazasının 29.05.2015 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni ZMSS Genel Şartlarının olayda uygulanma ihtimali bulunmadığı ve davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil de destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açmaları nedeniyle, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ... yönünden 181.502,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... yönünden ise 15.197,51 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sürücü destek ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan; desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılmasının mümkün bulunmadığı, araç sürücüsünün veya işleteninin tam kusurlu olması halinde dahi üçüncü kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişinin sigorta şirketinden tazminat isteme hakkına sahip olduğu konusunda duraksama bulunmadığı, bu durumda üçüncü kişi sıfatıyla dava açan destekten yoksun kalan kişiler bakımından Türk Borçlar Kanunu'nun 135 inci maddesinde düzenlenen alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi durumunun da gerçekleşmemiş bulunmadığı, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendinin, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 2918 sayılı KTK'nın 90 ıncı maddesine aykırı olduğu ve anılan yasanın poliçe genel şartlarına atıf yapan 2918 sayılı Kanun'un 90 ve 92 nci maddelerinin ilgili hükümlerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, iptal kararının elde bulunan derdest davalara da derhal uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın öncelikle dosyadan silinen ... aleyhine açılmasına rağmen usule aykırı bir şekilde dosyadan silinerek davanın kendilerine yöneltilmesinin hatalı olduğunu, desteğin tam kusurlu olması nedeniyle davacıların talepte bulunamayacağını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, desteğin maddi kazancı tam olarak tespit edilmeden afaki tanık beyanı ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. B. Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafta iradi değişiklik" başlıklı 124. maddesi "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." şeklinde düzenlenmiştir. İradi taraf değişikliği, mahkemeye yönelik tek taraflı usuli bir talep içeren ve kural olarak, karşı tarafın rızası ile hâkimin iznine ihtiyaç olmadan sonuç doğuran bir taraf usul işlemidir. HMK’nın 124/3. maddesi kapsamına giren hallere, dava dilekçesini hazırlayan davacı veya vekilinin hukuki veya fiili bir yanılgısı sonucu tarafın yanlış gösterilmesi, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin verdiği yanlış bilgiye dayalı olarak tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi veya temsilcide yanılma halleri girmektedir. İradi taraf değişikliğinin amacı usul ekonomisini gerçekleştirmektir. Yukarıdaki yasal düzenlemeyle 6100 sayılı HMK’nın 124/4. maddesi gereğince, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebinin kabul edilebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, 30.05.2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacı vekili tarafından, dava, önce dava dışı ...'ne sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasıyla bahsi geçen şirkete yöneltilmiş, yargılama sırasında alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde desteğin tam kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine hasımda yanılma olduğu ileri sürülerek desteğin sürücüsü olduğu, ZMSS bulunmayan motosiklet nedeniyle davalıya yöneltilmiştir. Kusur raporu üzerine tüm kusurun destekte bulunduğuna ilişkin tespit maddi bir vakıaya ilişkin olup 6100 sayılı HMK'nın 124 üncü maddesinde belirtildiği üzere maddi bir hataya ilişkin değildir. Hal böyle olunca davacılar vekilinin taraf değişikliği talebinin reddi ile yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Hesabına iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.