Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16552 E. 2023/9154 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16552
Karar No
2023/9154
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/386 E., 2022/355 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine sigortalı otobüsün 28.09.2003 tarihinde kazada araç içinde yolcu olan davacı ...'ın yaralandığını, müvekkilinin kaza sırasında gebe olduğunu, müvekkilinin bir dizi ameliyat geçirdiğini, müvekkilinin kaza neticesinde yaşamış olduğu geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik dönemi bulunduğunu, müvekkilinin kazanın meydana getirdiği rahatsızlıklar ve geçirmiş olduğu cerrahi müdahaleler sebebiyle hala sağ kolunu kullanamadığını, kaza akabinde müvekkilinin değişik yerlerinde meydana gelen yaralanmalardan kaynaklı sabit izler meydana geldiğini, davalı ... şirketine 01.11.2004 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinin zararı ödemeye yanaşmadığını belirterek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava, ve alacak hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkillerinden ...'nun geçici ve sürekli iş göremezlik döneminin karşılığı olarak 1.000,00 TL, maddi tazminat olarak 3.000,00 TL, vücudunda ve yüzünde meydana gelen izlerin estetik tedavisinin yapılması için 1.000,00 TL ve manevi tazminat olarak 20.000,00 TL, müvekkili ...'nun eşi diğer davacı ... ve çocukları adına destekten yoksun kalma tazminatı olarak 1.000,00 TL, müvekkili ... için manevi tazminat olarak 10.000,00 TL, davacı çocukların her biri için manevi tazminat olarak 2.000,00 TL, toplamda 38.000,00 TL alacağın 28.09.2003 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.04.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.447,62 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava konusu olayın haksız fiile dayandığını, iş bölümü ve yetki itirazında bulunarak, davanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak kazaya karışan otobüsün müvekkili şirket nezdinde zorunlu koltuk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, trafik kazasında yaralandığı iddia edilen ...'nun sigortalı otobüste yolcu olduğunun ispatının gerekli olduğunu, davacının talep ettiği geçici ve sürekli iş göremezlik konusunda otobüs koltuk sigortası genel şartlarındaki hükümler gereği talep hakkı olamayacağını, zira davacının uzuv kaybı olması halinde sakatlık teminatının işlerlik kazanabileceğini, estetik tedavi giderlerinin ise poliçe teminatı haricinde olduğunu, diğer davacılar ... ve çocuklarının ise destekten yoksunluk tazminatı talep ettiklerini, bu davacıların destek kaybının söz konusu olmadığını, bu nedenle destek tazminatı talep etmelerinin mümkün olmadığını, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'inde bulunarak, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğü giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi uyarınca, trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin (tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refaktçi ve yol giderleri) sağlık uygulama tebliği kapsamında müvekkili kurumca karşılandığını, iş göremezlik, maddi, manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi müvekkili kurumca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluklarının devam ettiğini, 25.02.2011 tarihinden önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle ilgili sigorta şirketlerinden ve Güvence Hesabından tahsil edilen tutarlar bakımından ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına herhangi bir iade yapılmayacağını, dava konusu olayda kaza tarihinin 2005 yılı olup, müvekkili kurumun söz konusu hastane masraflarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bunun için ilgili sigorta şirketi tarafından tahsil edilen prim tutarlarının müvekkili kuruma aktarılmış olması gerektiğini, dava açılmadan veya dava devam ederken müvekkili kuruma başvuru da yapılmadığını, dava dilekçesinde iş göremezlik ödeneği, destekten yoksun kalma tazminatı, estetik ile ilgili tedavi giderlerinin ve hastane masrafının talep edildiğini, hastane masrafları dışındaki giderlerin söz konusu yasa kapsamında müvekkili kurumdan talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.05.2014 tarihli, 2008/4 E. ve 2014/221 K. sayılı kararı ile davacıların manevi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nun maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 5.447,62 TL'nin dava tarihi 21.10.2005'den itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, estetik giderlerine ilişkin talebin reddine, tedavi gideri talebinin kabulü ile 3.000,00 TL'nin dava tarihi 21.10.2005'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ndan (SGK) tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar ... ve küçük çocuklar Cesur ve Berfin'in destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar SGK vekili, dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/17160 2017/2869 ve 20.03.2017 tarihli bozma ilamında özetle; dahili davalı SGK Başkanlığının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Mahkeme tarafından, İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 15.11.2012 tarihli raporundaki, davacının sağ kol dış yan yüzde bulunan izlerin cerrahi tedavi gerektirmediği yönündeki görüş gerekçe gösterilerek, davacı ...'ın estetik tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı ... için alınan, Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı 3. İhtisas Dairesi'nin 12.02.2010 tarihli raporunda; kaza nedeniyle davacının yüzünde oluşan izlerin renk ve seviye olarak farklılık arzettiği ve sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir. Mahkemenin benimsediği, İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda ise, davacının yüz ve kolunda oluşan izler için sadece cerrahi tedavi gerekmediği ifade edilmiş olup; estetik tedavi gerekip gerekmeyeceği ve bunun mümkün olup olmadığı konusunda görüş bildirilmemiştir. Bu itibarla, estetik tedavi giderleri konusunda, mahkemenin yaptığı araştırma yetersizdir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece, davacının yüz ve vücudunda oluşan izlerin sabit iz olduğunun ATK raporuyla saptanmış oluşu, cismani zarar halinde tedavinin, sadece cerrahi müdahaleleri değil, farklı tedavi yöntemlerini de içine alan daha geniş bir kapsamı ifade ediyor oluşu göz önünde bulundurularak; davacının yüz ve vücudunda oluşan sabit izler için estetik tedavinin gerekip gerekmeyeceği ve tedavinin mümkün olup olmadığı konularında ATK ilgili ihtisas dairesinden rapor alındıktan sonra, estetik tedavinin gerekli ve mümkün olması halinde bunun için yapılması gerekli giderin ne olacağı konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; geçici iş göremezlik sebebiyle maddi tazminat, tedavi gideri ile manevi tazminat istemleri yönünden mahkemenin bozma öncesi 22.05.2014 tarihli 2008/4 Esas ve 2014/21 Karar sayılı kararı, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.03.2017 tarihli 2014/17160 Esas ve 2017/2869 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmekle kesinleşen hususlar yönünden karar verilmesine mahal bulunmadığına, estetik tedavi gideri kalemi yönünden davanın kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 21.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, estetik tedavi gideri yönünden dahili davalı SGK'dan talep olmamakla anılan davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil kurumca bu kapsamda ödeme yapılabilmesinin, ancak süresinde kuruma başvuru ve prim aktarımı koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde mümkün olabileceğini, trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri (tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri) bakımından sadece Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında olanlar müvekkil kurumca karşılanmakta olup iş göremezlik, maddi, manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi müvekkil kurumun sorumlu olmadığını talepler açısından sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini, mahkemece Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve ilgili mevzuat hükümlerini dikkate almaksızın yapılan eksik inceleme neticesinde müvekkili kurum aleyhine tedavi giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddeleri ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dahili davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca dahili davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16552, K. 2023/9154, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16552-e-2023-9154-k-5f8a293c2e43