Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12391 E. 2025/9417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12391
- Karar No
- 2025/9417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/430 E., 2022/1731 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/326 Esas 2019/195 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... tarafından kullanılan aracın davalı ... 'ye ait olduğunu, 25.09.2013 tarihinde müvekkillerinin desteği ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, mirasçı olarak geriye davacı annesi ..., kardeşleri ... ve ... ile çocukları ... ile ...'in kaldığını, desteğin Kırıkkale'de sebze ve meyve pazarlama işiyle uğraştığını ve kaza tarihi itibariyle 1500,00-2000,00 TL gelir elde etmekte olduğunu, bu geliri ile annesi, çocukları ve kaza tarihinde bekar olan kardeşi ...'in geçimini sağladığını, maktulün ölümü ile bu kişilerin bakım ve desteğinden yoksun kaldıklarını, yine ölüm sebebiyle davacılar annesi, kardeşleri ve özellikle biri altı diğeri dokuz yaşında olan ... ve ...'in büyük manevi kayıplara uğradığını, kısa süre önce annelerini kaybeden çocukların hayattaki tek dayanaklarının babaları olması sebebiyle babaları ile ilişkilerinin çok daha sıcak olduğunu, babalarının ölümünün onlar açısından çok büyük manevi kayıp oluşturduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ... için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, ... için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, ... için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın, ... için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın, destekten yoksun kalma tazminatı açısından tüm davalılardan, manevi tazminat açısından ise davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere kaza tarihinden itibaren uygulanacak davalı ... Sigorta A.Ş açısından en yüksek reeskont faiziyle, diğer davalılar açısından en yüksek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili tarafından verilen 08.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile manevi tazminat taleplerini aynen tekrar ettiklerini ayrı ayrı 1.000,00 TL'lik maddi tazminat taleplerini; ... yönünden 3.158,50 TL'ye, ... yönünden 1.950,00 TL'ye, ... yönünden ise 2.365,19 TL'ye yükselttiklerini, bu miktarların davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödenmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup ölüm hali destekten yoksun kalma tazminat limitinin 250.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurusuna istinaden hasar dosyası açıldığını ve 13.957,56 TL ödeme yapıldığını, tazminat talebinin haksız olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın hususi bir araç olması nedeniyle reeskont faiz talebinin reddi gerektiğini, faiz başlangıcı açısından ödeme tarihinin esas alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, sorumluluğun poliçe limiti dahilinde ve araç sürücüsünün kusuru oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki kusur oranlarını kabul etmediklerini, maktul yayanın asli kusurlu araç sürücüsünün alt düzey tali kusurlu olduğunu, kendi şeridinde seyir halinde iken aniden aracın önüne aşırı alkollü vaziyette maktulün çıktığını, çarpmamak için kornaya bastığını ve durmaya çalıştığını ancak çabalarının sonuç vermediğini, maktulün aracın önüne aniden çıkmasaydı kazanın gerçekleşmeyeceğini, kazaya karışan araç müvekkili ... adına kayıtlı ise de aracın kazanın meydana geldiği gün davalı ...'ün abisi ...'na satıldığını, aracın teslim edilmiş olmasına rağmen devrin ertesi gün gerçekleşeceği konusunda anlaşıldığını, davalı müvekkili ...'ın olayla bir ilgisi ve kusuru bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacılardan anne ve kardeşlerin destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 3.158,50 TL, davacı ... yönünden 1.950,63 TL, davacı ... yönünden ise 2.365,19 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen; davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25.09.2013 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 05.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacılar ... ve ...' ın maddi tazminata ilişkin istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden; davacıların davasının kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 15.000,00 TL, davacı ... yönünden 15.000,00 TL, davacı ... yönünden 7.500,00 TL, davacı ... yönünden 2.500,00 TL ve davacı ... yönünden 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporu alınması gerektiğini, desteğin kardeşlerinin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı ...'ın 12.04.2022 tarihinde UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kaydına göre yargılama devam ederken vefat ettiği, buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince davacının mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımları sağlanmadan, yani taraf teşkili gerçekleştirilmeden yargılamaya devam edilerek ölü kişi hakkında esasa ilişkin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde TMK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Hal böyle olunca, davacı vekiline yargılama esnasında vefat eden davacının tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması için süre verilmesi ve davaya bu şekilde devam edilmesi lazımken yukarıda yazıldığı şekilde sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. 3-Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Somut olayda, incelenen nüfus kaydına göre müteveffanın babasının kazadan sonra 08.01.2016 tarihinde vefat ettiği ancak babanın payının hesaplamada değerlendirilmediği anlaşılmakla, babanın ve ...'ın payının ölüm tarihlerine kadar hesaplanması, ölenin destekten çıkması sebebiyle payının aktarılması gerekirken yazılı şekilde eksik incelenmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.