Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10083 E. 2024/3024 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10083
Karar No
2024/3024
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2022/126 K. DAVALILAR : 1-... vekilleri Avukat ..., 2-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 23.05.2014 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki muvazaa ve inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... ile müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket arasında davalı ...'un hissedarı olduğu ...Mah. 1113 Ada 2 Parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın yıkılması ve taşınmaza inşaat yapılması hususunda 22.07.2008 tarihli adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, taşınmazın bir kısım hissedarlarının hisselerini dava dış...'ya satması üzerine masrafları müvekkili tarafından karşılanmak üzere davalı ... tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/495 Esas sayılı dosyası ile öne alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası açıldığını, dava devam ederken diğer hissedarlardan ...'in de davaya müdahil olduğunu ve müvekkili, davalı ... ve dava dışı ... arasında 06.04.2009 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, sözleşmede ön alım davasında davalı ... tarafından ödenmesi gereken ön alım bedelinin müvekkili ile ... tarafından ödeneceği ve davalı ...'un da mahkemece adına tescil edilecek hisseden hiçbir hak talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/495 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini ve ... Topçu'ya satılan hissenin 1/2 payının ... adına, 1/2 payının da ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sonrasında müvekkili, davalılar ve dava dışı ... arasında 01.05.2012 tarihinde dava konusu taşınmaza inşaat yapılması hususunda bir ön sözleşme imzalandığını, davalı ...'un ön sözleşmeye aykırı davranması üzerine müvekkili tarafından noter kanalıyla ihtarname gönderilerek davalıların sözleme yapmaya davet edildiğini, bu sırada davalı ...'un dava konusu taşınmazdaki ön alım davası sonucunda adına tescil edilen hisse de dahil olmak üzere kendi hissesinin tamamını diğer davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, davalı ...'in hisseyi bedel ödeyerek satın almadığını, hisseyi alacak mali gücü bulunmadığını, bu satış işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında yapılan 06.04.2009 tarihli sözleşmenin inançlı işlem olduğunu belirterek davalılar arasındaki hisse satışının muvazaalı olması nedeniyle iptalini ve yapılan inanç sözleşmesi gereğince bedeli müvekkili tarafından ödenen 41/400 hissenin tapusunun müvekkili adına tescilini, aksi halde taşınmazın 41/400 hissesinin dava tarihi itibarıyla değerinin ve ön alım davasında müvekkili tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.801,00 TL harç, 85,00 TL posta gideri ve 3.770,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.656,00 TL'nin ödeme tarihinden ihtarname tarihine kadar yasal faizi ile ihtarname tarihinden sonra ise temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile diğer davalı arasında 22.07.2008 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmesi amacı ile adi yazılı şekilde bir ön sözleşme düzenlendiğini, resmi şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasının davacı tarafından geciktirildiğini, sonrasında davacı ile diğer davalı arasında 06.04.2009 tarihli geçersiz bir sözleşme düzenlendiğini ve dava dışı ...'in hisseleri hakkında beyanda bulunduklarını, bu sözleşmenin müvekkili ile ilgisi olmayıp tamamen sözleşmenin tarafları arasındaki ilişkiyi düzenleyen adi ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, sonrasında 01.05.2012 tarihli bir ön sözleşme düzenlendiğini ancak davacının sürüncemede bırakması nedeniyle resmi kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılamadığını, sonrasında müvekkili ve diğer davalı tarafından ön sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarname gönderildiğini, sürecin davacının kusurlu davranışları ile resmi sözleşme yapılmasını sürüncemede bırakması nedeniyle neticelenemediğini, davalılar tarafından ortak keşide edilen ihtarname ile de aralarında yapılan sözleşmelerin tamamının hükümsüz kılındığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili süresinde davaya cevap vermemiş; duruşmada alınan beyanında ön alım davasında müvekkili adına yatırılan ön alım bedeli ve masraflarını faizi ile birlikte ödemeye hazır olduklarını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.02.2016 tarihli, 2014/509 Esas ve 2016/145 Karar sayılı kararıyla; davacının yetkilisi olduğu şirket, davalılar ve dava dışı ... arasında yapılan ön sözleşmenin resmi şekilde yapılamaması nedeniyle geçerli olmadığı, bu nedenle tapuda yapılan devirler ve ön alım hakkını kullanmaya ilişkin işlemlere karşı muvazaa iddiasının ileri sürülemeyeceği, davacının üçüncü kişiye satılan hisseler için ön alım hakkını kullanmak için dava açmasını sağlamak suretiyle hisselerin davalı ...'a dönmesini sağladığı, buradaki amacın kat karşılığı inşaat sözleşmesine zemin hazırlamak olduğu, bu nedenle tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak ön alım davasında davalı ...'un kullandığı ön alım hakkı gereğince ödenmesi gereken bedelin davacı tarafından ödendiği, davalı ... vekilinin de bu bedeli ödemeye hazır olduklarını beyan ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tapu ipal tescil talebinin reddine, alacak davasının kısmen kabulüne, ön alım bedeli olarak 07.04.2009 tarihinde depo edilen bedelin 1/2'si olan ve ... adına isabet eden 38.329,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2019 tarihli, 2016/19285 Esas ve 2019/5984 Karar sayılı ilamıyla mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Onama ilamına karşı süresi içinde davacı vekili kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur. Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 18.11.2020 tarihli, 2019/5068 Esas ve 2020/7240 Karar sayılı ilamıyla; "Dava, inanç sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescile karar verilmesi bu talep kabul edilmez ise davanın alacak davası olarak kabulü istemiyle açılmıştır. İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inanan tarafından devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme şartlarını içeren bir sözleşmedir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda; davacının iddiası davalı ...’un hissedarlığı bulunan ... İli, Merkez İlçesi, Şamlar Mah. 1113 Ada, 2 Parselde bulunan eski binanın yıkılması ve taşınmazda inşaat yapılması hususunda davacının sahibi olduğu dava dışı Kent-Kur Proje İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti. ile 22.07.2008 tarihinde adi nitelikte kat karşılığı sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre arsanın tek hisseli ... getirilmesinden sonra inşaat ruhsatı alınacağı ve inşaatın belirlenen sürede bitirileceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu gayrımenkulün diğer hissedarlarının adlarına kayıtlı hisselerini dava dış...’ya devretmeleri üzerine davacı ile davalı ...’un aralarında anlaştığı, masrafların davacı tarafından karşılanması kaydı ile davalı ...’a ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/495 E. ile şufa davası açtırıldığını, dava devam ederken dava dışı diğer hissedarlardan ..., davacı ve davalı ... arasında 06.04.2009 tarihinde inanç sözleşmesi düzenlendiği, iş bu sözleşmeye göre “dava dış...’ya karşı davalı ... adına şufa bedelinin davacı ve dava dışı diğer hissedar ... tarafından ödeneceği ve davalı ...’un alınan ve tapu edilen bu arsa miktarında hiçbir hak talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı”, şufa davasına dava dışı diğer hissedar ...’nin müdahil olarak katıldığı, davanın kabul edildiği, dava dışı ...’a satılan hisselerin 1/2 hissesinin davalı ... adına 1/2 hissesinin ise dava dışı ... adına tescil olunduğu, şufa davasının kesinleştiği, 01.05.2012 tarihinde davacı, dava dışı ..., davalı ... ve davalı ... arasında dava konusu taşınmazda inşaat yapılması hususunda ön sözleşmenin imzalandığı, sözleşmeye uyulmadığı gerekçesi ile davacı tarafından davalı ...’a ihtarname çekildiği, ...’un taşınmazdaki tüm hisselerinin (Şufa davası sonucunda da elde edilen hisseler dahil) davalı ...'e devredildiği, ... ve ...’un kötü niyetli olduğunu, şufa davası sırasında aralarında imzalanan inanç sözleşmesi gereği söz konusu hisseler üzerinde davalı ...’un hakkı bulunmadığını, şufa davası masraflarının da davacı tarafından ödendiği beyan edilerek söz konusu dava açılmıştır. Davacı ve davalı ... arasında imzalanan kat karşılığı sözleşmesine konu inşaat başlamamıştır. Ancak yapılan kat karşılığı sözleşme ve açılan şufa davası ve davacı ile davalı borçlu ve dava dışı diğer hissedar arasında imzalanan inanç sözleşmesinde şufa davasına ilişkin masrafların davacı ve dava dışı diğer davalı ... tarafından karşılanacağı, dava sonucu verilecek karara göre davalı ...’un söz konusu hisseler üzerinde herhangi bir hakkı olmayacağı kabul edilmiş, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/495 sayılı dosya ile görülen şufa davası neticesinde dava konusu gayrımenkulün 41/400 hissenin davalı ... adına 41/400 hissenin ise dava dışı diğer hissedar ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin 20.02.2015 tarihli duruşmada; şufa davası neticesinde davalı ... adına isabet eden hisse için yatırılan şufa bedelinin ve masraflarının faizi ile ödenmesini kabul etmesine bu durumda, şufa davası sırasında davacı ve davalı ... arasında imzalanan sözleşmenin kabul edildiğinin anlaşılmasına göre mahkemece tapu iptal ve tescil davası yönünden davanın kabulüne, karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda Dairemiz onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün yukarıdaki açıklamalar ışığında bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Yine davacı vekilinin dava dilekçesinde şufa davasında ödendiği iddia edilen masrafların da tespit edilerek ödenmesi talep edilmesine rağmen mahkemece delil sunulmadığı gerekçesi ile reddedilmesi de doğru görülmemiştir. Şufa davasında yapılan masrafların ve faizin davalı ... vekili tarafından kabul edilmesine göre bahsi geçen şufa davası dosyasında davalı ... tarafından yapılmış tüm masraflar belirlenerek gerektiğinde sözleşme içeriğine göre tanık da dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi ve ihtarname tarihine göre faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairenin 13.05.2019 tarihli, 2016/19285 Esas ve 2019/5984 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda tapu iptal ve tescil davasının kabulüne, ... ili Merkez ilçes...mahallesi 1113 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 41/400 oranındaki hissenin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/495 Esas sayılı dosyasında yaptığı 1.801,00 TL harç ve 85,00 TL yargılama giderinin 18.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalının davacı ile iyiniyet kuralları çerçevesinde ilk dava tarihine kadar sürdürdükleri ilişkilerin davacının dürüstlük kurallarına riayet etmemesi, sözleşmeyi geciktirmede tek taraflı kusuru bulunması, yıllarca davalıları oyalaması ve resmi sözleşme yapmayarak konuyu sürüncemede bırakması ile neticelendiğini, bu sürecin sonunda dürüstlük kurallarına riayet etmeyen davacıya karşı davalıların ortak keşide ettikleri ihtarname ile aralarında yapılan tüm sözleşmelerin hükümsüz kılındığı ve feshedildiğini, feshin de davacının kusurundan kaynaklandığını, bu fesih iradesi ile artık davacı ile müvekkili ve diğer davalı arasında yapılan tüm sözleşmelerin hükümsüz kılındığını, resmi bir sözleşme de mevcut olmadığını, mahkemenin tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının kanunun aradığı şekil şartından yoksun, davalıları oyalamaya ve işi sürüncemede bırakmaya yönelik adi yazılı şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğini, davacının hukuken korunması gereken bir hakkından söz edilemeyeceğini, hukuk düzeninin korumadığı bir hakka dayalı tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceğini, mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin karar düzeltme isteminin kabulüne dair kararında taleple bağlılık ilkesinin de bertaraf edildiğini, davacı tarafından öncelikle tapu iptal ve tescil talep edildiğini, aksi durumda kendisi tarafından ödenen ön alım bedelinin talep edildiğini, karar düzeltme isteminin kabulüne dair ilamda hem tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesinin gerektiği hem de ön alım davasında davacının yaptığı masrafların tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesinin belirtildiğini, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ön alım davasında yapılan masrafların davacıya ödenmesine yönelik kurulan hükmün taleple bağlılık ilkesine uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/495 Esas sayılı dosyasında açılan ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası sonucunda ... adına tescil edilen hissenin diğer davalıya satışına ilişkin işlemin muvazaalı olması nedeniyle tapusunun iptal edilerek davacı ile davalı ... arasında yapılan inanç sözleşmesi gereğince davacı adına tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10083, K. 2024/3024, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10083-e-2024-3024-k-ac5c8a582b26